ANCAK | 1 Şiir - 7 Dil - 5 Lehçe https://muhammetbaranaslan.blogspot.com/2025/08/ancak-1-siir-7-dil-5-lehce.html
ANCAK | 1 Şiir - 7 Dil - 5 Lehçe https://muhammetbaranaslan.blogspot.com/2025/08/ancak-1-siir-7-dil-5-lehce.html
Haydi hayata bir şiir molası verin... https://youtu.be/vv4LOQvwlus?si=2qp_yKVmLTo4T6xl
“Çanakkale’de doğmak, bağışlanmış bir armağan. Marmara üniversitesi Atatürk eğitim fakültesi de istihkak. İtiraf etmeliyim ki çiçek tarlasında mavi gül kadar siyah gül de varmış meğer”— Sokak Kedisi Sarman, Firzan Üstün
Litopya �nceleme ile birlikte "40 Metotla Kariyerini Ve Kişiliğini Parlat!" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:40 Metotla Kariyerini Ve Kişiliğini Parlat!MBA MANİLER 5: TAVA GELDİ Bir avcı ava geldi. Ocaklar kava geldi. Ömür bitti, tükendi. Can anca tava geldi. •Baranî
MBA MANİLER 4: SANA BENZER Gözde yaş zara benzer. Gümüşe, zere benzer. Hiç kimseye yüz vermez, Gökte ay sana benzer. • Baranî

Ayşegül Çiçekoğlunun Senden Vazgeçmem adlı romanı, aşkın yalnızca güzel anlardan ibaret olmadığını, kırgınlıkların, zorlukların ve ikinci şansların da sevginin bir parçası olduğunu hatırlatan duygusal bir hikaye olarak öne çıkıyor.Akıcı anlatımı ve merak uyandıran duygusal yönüyle romantik romanları sevenlerin ilgisini çekebilecek bir eser.Bu kitap, insana şu soruyu sorduruyor. Sevdiğimiz biri için ne kadar mücadele etmeli, hangi noktada kendimizden vazgeçmemeliyiz? Çünkü bazen birini sevmek, ona tutunmak kadar kendi değerini korumayı da bilmektir.Aşkın, fedakarlığın, umutların ve ikinci şansların anlatıldığı duygusal hikâyeleri seviyorsanız Senden Vazgeçmem listenize ekleyebilirsiniz. Özellikle kalbe dokunan romantik romanlardan hoşlanan okurların ilgisini çekebilecek bir kitap.Henüz kitabı okumadıysanız bile konusu ilginizi çekiyorsa bir şans verebilir, aşkın ve vazgeçmemenin anlamını kendi pencerenizden değerlendirebilirsiniz. Kalemine ve emeğine sağlık Ayşegül Çiçekoğlu. Kitabının bol okurlu olmasını, her yeni okuyucuda ayrı bir duyguya ve güzel bir iz bırakmasını diliyorum. Sizce gerçek sevgi, bütün zorluklara rağmen vazgeçmemek midir, yoksa gerektiğinde kendini seçebilmek mi?
MBA MANİLER 3: KIYAR CANA Gül, bülbül düşer kana. Çileler haktır bana. Özge yar sen kıymasan Düşmanlar kıyar cana. •Baranî

"Hiçbir insan kaçamaz kaderinden..." cümlesiyle kapılarını açan Karz, okuyucuyu sadece bir gezegene değil, Kayra’nın ruhundan doğmuş kadim bir evrenin tam kalbine davet ediyor. Hikâye, sessizliğin gürültüye, barışın ise "Karagün" adı verilen o hazin yıkıma dönüştüğü bir dünyada geçiyor. Kurgu ve Evren İnşası: Kitap, fantastik edebiyatın klasik öğelerini (krallıklar, kadim kehanetler, devasa yaratıklar) bilimkurgu esintileriyle (Dünyalı kâşifler, robotlar ve klonlar) ustalıkla harmanlıyor. Karz gezegenindeki Ateş, Karanlık, Su, Işık, Toprak, Bitki, Hava ve Kan uygarlıklarının arasındaki siyasi çekişmeler ve elli yıl süren büyük savaşın ardından şekillenen harita, okura oldukça zengin bir coğrafya sunuyor. Özellikle Leopar Ormanı, Akrep Kalesi ve Ejder Dağı gibi mekân tasvirleri, okuyucunun zihninde bu dünyaya dair canlı bir resim oluşturuyor. #Karz #Fantastik #Destan #Bilimkurgu #Kitapİncelemesi

İnsanın Kendi Hayatına Yabancılaşması.. Bazı yol ayrımları vardır, insan hangi yolu seçerse seçsin, geride bıraktığı ihtimallerin gölgesi uzun süre peşini bırakmaz. Halit Turhanın Yansıma Bir Yol Ayrımı Hikayesi adlı eseri, tam da bu gölgenin içinde kendi sesini arayan insanın hikayesine kapı aralıyor. Mehmetin yaşamı üzerinden şekillenen anlatı, bireyin kendi kararlarını vermek yerine başkalarının beklentileriyle kurduğu hayatı sorguluyor. Aileden devralınan düşünceler, toplumsal kabuller ve insanın önüne hazır biçimde konulan yaşam kalıpları, zamanla kişinin kendi benliğini tanımasını zorlaştırabiliyor. İnsan, yıllarca kendisine gösterilen yolu yürürken bir gün durup şu soruyla karşılaşabiliyor: Yaşadığım hayat gerçekten benim seçimim miydi? Mehmet’in hikâyesinde aşk, yalnızca bir duygu değil; insanın bütün dengelerini değiştirebilen, alışılmış düzeni sarsan ve bastırılmış yönlerini açığa çıkaran güçlü bir deneyim olarak öne çıkıyor. Çocuklukta şekillenen benlik ile yetişkinliğin sorumlulukları arasındaki çatışma, geçmişin her zaman geride kalmadığını gösteriyor. Bazen yıllar önce susturduğumuz bir duygu, bugün verdiğimiz kararların içinde yeniden konuşmaya başlıyor. Eserin düşündürücü taraflarından biri de insanın kendi hayatındaki payını sorgulaması. Elbette her seçim bütünüyle özgür koşullarda yapılmaz, kimi zaman aile, çevre ve toplum insanın hareket alanını daraltır. Ancak insanın kendini tanıma çabası, bu sınırları fark etmesiyle başlar. Mehmetin iç hesaplaşması da okuru yalnızca onun yaşadıklarına değil, kendi hayatında sorgulamadan kabul ettiği doğrulara bakmaya çağırıyor. YANSI-MA, geçmişe dönüp değiştirilemeyenleri düşünmenin ötesinde, insanın bugünkü kimliğini hangi deneyimlerin oluşturduğunu anlamaya yöneliyor. Çünkü pişmanlık, bazen yanlış bir kararın değil, kendimize ait olmayan bir hayatı uzun süre yaşamış olmanın ağırlığını taşır. Belki de insanın en büyük özgürlüğü, herkese kendini kanıtlamak değil,başkalarının beklentilerinden sıyrılıp kendi gerçeğini yaşayabilmektir. Halit Turhanın bu eseri, insanın kendisiyle yüzleşmesine, seçimlerinin izlerini takip etmesine ve hayatının sorumluluğunu yeniden düşünmesine zemin hazırlayan bir iç hesaplaşma olarak değerlendirilebilir. Kalemine, emeğine sağlık Halit Turhan. Okurunu kendi hayatının dönemeçlerinde düşünmeye davet eden bu eserin okuyucusu bol olsun.