Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinin eşiğinde bulunduğumuz zaman diliminde dinamik yapıdan oluşan küreselleşme, bölgeselleşme, yerelleşme eğilimleri ile merkezi yönetim ve yerel yönetim yapıları da değişim ve dönüşüm yaşamaktadır. Bir ülkenin kaynaklarının gelişme, ilerleme ve kalkınma lehine kullanılmasıyla siyasal iktidar gücünün kullanım tarzı çok önemlidir. Bu da “Yönetişim” kavramı ile yakından ilintilidir. Yönetişim kavramı içinde demokrasiyi, katılımcılığı, çoğunlukçuluk yerine çoğulculuğu, evrensel normlara uygun hukukun üstünlüğünü, saydamlığı, hesap sormayı, hesap verebilirliği, yolsuzlukla mücadeleyi, sivil toplum kuruluşlarının yönetsel politikalar oluşturmada vazgeçilmez aktörler oluşunu barındırmaktadır. Yerel yönetimler “Subsidiarity” ilkesi gereği halkın karar alma mekanizmalarına katıldığı, halka en yakın yerel yönetim birimleridir. Yerel yönetimler mevzuat gereği halka birçok hizmet sunması gerekirken, halkında karar alma ve politika oluşturma süreçlerine örgütlü oluşumlar aracılığı ile katılması gerekmektedir. Hızlı şekilde ilerleyen teknoloji, toplumsal yapının dinamikliği, demokratik kültürün artması, globalizasyonun ve glokalizasyonun aynı anda yaşanması yerel yönetimlerin görev tanımlarını daha da genişletmiştir. 2020 yılında tüm dünyayı etkisine alan ve halen etkisini hissettiren Covid 19 pandemisi ile küresel boyutta merkezi hükûmetlerle birlikte yerel yönetimler olağanüstü derecede mücadele etmişlerdir. Bu süreçte “Sosyal Belediyecilik” anlayışı daha da önem kazanmıştır. Toplumlar her an yeni bir epidemi/pandemi türüyle, doğal afetlerle, kuraklıkla, kıtlıkla ve savaş durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Merkezi hükûmetlerin/yerel yönetimlerin bu öngörülemez durumlara karşı preaktif ve proaktif strateji geliştirmeleri gerekmektedir. Ülkemizde yerel yönetimlerin mevzuat gereği “Stratejik Plan” hazırlama yükümlülükleri vardır. Ne yazık ki 2020-2024 yıllarını kapsayan stratejik planlarda, yerel yönetimlerin epidemiye ve pandemiye yönelik hiçbir öngörüleri olmamıştır. Coğrafi olarak bazı yerler, doğal güzelliklere ve geçmişte yaşamış medeniyetlerden kalan yapılara ev sahipliği yapabilirler. Tarihi, kültürel miraslara sahip olabilirler. Aynı zamanda bir veya birden fazla coğrafi işaretli ürününde ana vatanı olabilirler. Gastronominin geliştiği, el sanatlarının ve değişik zanaatların yoğunlaştığı yerler olabilirler. Böyle çok çeşitliliğe sahip yerler, turizm potansiyeli yüksek yerlerdir. Turizm, bir ülkenin, bir bölgenin ekonomik anlamda kalkınmasını sağlayan ve istihdam yaratan baş at sektörlerden bir tanesidir. Turizm potansiyeline sahip olan alanlara yerli/yabancı turist çekmek ve kalkınmayı hızlandırmak amacıyla yerli/ yabancı yatırımcıları çekmek için yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir. Yerel yönetimler aynı zamanda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalma potansiyeli olan doğal güzellikleri/oluşumları koruma altına alıp gelecek kuşaklara aktararak sürdürülebilir turizme katkı sağlamalıdırlar. Bunun haricinde yerel yönetimler; engelli, yaşlı, bağımlı gibi dezavantajlı gruplara yönelik politikalar geliştirip toplumun bu kesimlerinin karar alma mekanizmalarına aktif olarak katılmalarını sağlamalıdırlar. “21. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Belediyecilikte Yeni Yaklaşımlar” adını taşıyan bu kitap, kitabın yazarı tarafından yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen Uluslararası Kongrelerde sunulan bildirilerin tam metinlerinden derlenerek hazırlanmıştır. Kitap toplam dokuz bölümden oluşmaktadır. “Covid 19 Kaynaklı Pandemi Sürecinde Sosyal Belediyecilik: İzmir Büyükşehir Belediyesi Örneği” başlıklı birinci bölümde; covid 19 pandemisi hakkında genel bilgiler verilerek Türkiye’nin covid 19 ile mücadelesi kronolojik olarak anlatılmıştır. Sosyal politika, sosyal belediyecilik kavramları üzerinde durulmuş, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda sosyal belediyecilik düzenlemeleri anlatılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından pandemi döneminde vatandaşlara sunulan sosyal belediyecilik hizmetlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölüm, “Planlama Yaklaşımlarının Stratejik Planlarda Pandemi İle Mücadeleye Yansıması: İzmir Büyükşehir Belediyesi Örneği” başlıklıdır. Bu bölümde öncelikle ‘Strateji’, ‘Stratejik Plan’, ‘Stratejik Yönetim’ tanımları yapılmıştır. Ardından Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda, İl Özel İdaresi Kanunu’nda ve Belediye Kanunu’nda stratejik planlamayla ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Preaktif, Proaktif, İnaktif, Reaktif Planlama Yaklaşımları anlatılarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2020-2024 yılı Stratejik Planı incelenerek pandemi ile mücadelede stratejik amaçların hangi stratejik planlara uygun olduğu ve olması gerektiği irdelenmiştir. Üçüncü bölüm, “Sürdürülebilir Turizm Kenti: Kula” başlıklıdır. Kula’nın Jeopark olma süreci, ‘Kula-Salihli Unesco Global Jeoparkı’ unvanının nasıl alındığı, jeoparkın ve peri bacalarının Kula turizmine katkısı ve bu doğal oluşumların sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda Kula ve Salihli ilçe belediyelerinin yaptıkları çalışmalar anlatılmıştır. Dördüncü bölüm, “Sürdürülebilir Turizm Kenti: Salihli” başlıklıdır. Bu bölümde; tarih, kültür ve inanç turizmi açısından Salihli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Sardes Antik Kenti’nin önemi belirtilmiş. Salihli’de kış, sağlık ve gastronomi turizminin önemi vurgulanarak, turizm çeşitliliğinin sürdürülebilirliği konusu üzerinde durulmuştur. Beşinci bölüm, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Özgür Köy Rehabilitasyon Merkezi” başlıklıdır. Bu bölümde bağımlılık türleri olan alkol, kumar, teknoloji, madde, tütün bağımlılığı üzerinde durularak, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Lokman Hekim Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği, başka belediyelerin çalışmalarına da ışık tutacak “Özgür Köy Projesi” anlatılmıştır. Altıncı bölüm, “Atakum Belediyesi Yaşam Parkı” başlıklıdır. Bu bölümde Atakum’da ilçe belediyesi kurulması süreci ve Atakum Belediyesi’nin, Yaşampark Engelli, Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi aracılığı ile engelli vatandaşlar
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Dr. Recep Kıvanç Arslan, '21. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Belediyecilikte Yeni Yaklaşımlar' adlı eserinde, çağdaş belediyeciliğin dönüşümünü detaylı bir şekilde ele alıyor. Kitap, yerel yönetimlerin karşılaştığı zorlukları, toplumsal ihtiyaçları ve bu bağlamda geliştirilen yenilikçi politikaları kapsamlı bir şekilde irdelemekte. Sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve katılımcı yönetim gibi konular etrafında dönen tartışmalar, güncel örneklerle desteklenerek okuyucuya sunulmakta. Arslan, belediyeciliğin sadece bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda sosyo-kültürel bir olgu olduğunu vurguluyor. Kitap, yerel yönetimlerin, vatandaşlarla olan ilişkilerini ve bu ilişkilerin nasıl güçlendirilebileceğini de ortaya koyuyor. Sonuç olarak, eser, belediyecilik pratiğinde yeni yaklaşımların ne denli önemli olduğunu ve gelecekteki yönelimleri anlamada bir rehber niteliği taşımaktadır.
Bu kitap, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde belediyecilik alanında ortaya çıkan yeni yaklaşımları ele almaktadır. Modern şehirlerin karşılaştığı zorluklar, kentleşme süreçleri ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda belediyeciliğin nasıl evrildiği, yenilikçi politikalar ve uygulamalar ile birlikte irdelenmektedir. Yazar, sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve katılımcı yönetim gibi temaları, güncel örneklerle destekleyerek sunmaktadır. Böylece okuyucu, belediyecilik alanındaki dönüşümün dinamiklerini ve bu dinamiklerin topluma yansımalarını anlama fırsatı bulmaktadır.
Bu kitapta belirgin bir karakter analizi bulunmamaktadır. Ancak, yazar Dr. Recep Kıvanç Arslan, belediyecilik alanındaki aktörlerin rolünü ve etkisini vurgulamaktadır. Yerel yönetimlerin, halkla olan etkileşimleri ve karar alma süreçlerinde nasıl bir karakter sergilediklerini, değişen toplumsal dinamikler eşliğinde ele alır. Bu bağlamda, yerel yöneticilerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve vatandaşların davranış biçimleri üzerine düşünceler sunulmakta, bu süreçlerin nasıl şekillendiği analiz edilmektedir.
Kitap, belediyecilikteki yeni yaklaşımların sosyal psikoloji boyutunu da ele almaktadır. Yerel yönetimlerin, vatandaşlarla olan etkileşimlerinde toplumsal psikolojinin rolü büyük önem taşımaktadır. İnsanların belediye hizmetlerine olan güveni, katılımcılık ve sosyal adalet anlayışları, yönetim ile halk arasındaki ilişkiyi derinlemesine etkileyen unsurlar arasındadır. Yazar, bu bağlamda, vatandaşların yönetim süreçlerine katılımının, toplumsal aidiyet duygusunu nasıl güçlendirdiğini ve bununla birlikte yerel yönetimlere olan güvenin arttığını vurgulamaktadır. Bu noktada, psikolojik faktörler, yöneticilerin karar alma süreçlerinde dikkate alması gereken önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Dr. Recep Kıvanç Arslan'ın eseri, belediyecilikteki yeni yaklaşımları ele alırken, felsefi bir bakış açısı da sunmaktadır. Yönetim ve toplumsal yapı arasındaki ilişki, bireylerin katılımı ve toplumsal adalet gibi kavramlar üzerinden derinlemesine sorgulanmaktadır. Yazar, belediyeciliğin sadece bir yönetim disiplini olmanın ötesinde, aynı zamanda etik ve normatif bir sorumluluk taşıdığını ifade etmektedir. Felsefi açıdan, yerel yönetimlerin temel amacı, bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal eşitlik sağlamak üzerine inşa edilmelidir. Bu bağlamda, belediyeciliğin geleceği, etik sorumluluklar ve sosyal adalet anlayışları ile şekillenmektedir.
Belediyeciliğin tarihi, insan toplumlarının kuruluşuna kadar uzanmaktadır. Ancak 21. yüzyılda, küresel sorunlar ve hızlı kentleşme ile birlikte yerel yönetimler, daha karmaşık ve dinamik bir yapıya bürünmüştür. Dr. Recep Kıvanç Arslan, bu kitabında, tarihsel süreç içerisinde belediyeciliğin geçirdiği evrimi ve günümüzdeki yansımalarını ele alır. Özellikle teknolojinin gelişimi, sosyal medyanın etkisi ve küresel krizler gibi unsurlar, yerel yönetimlerin işleyişini derinden etkilemiştir. Yazar, bu tarihsel perspektif üzerinden, gelecekteki belediyecilik uygulamalarının nasıl şekilleneceğine dair öngörülerde bulunmaktadır.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri