Ölümlülüğün Ağırlığı Altında Buluşmak
Halil'in karısının ölümüyle taşıdığı sessiz çöküntüyü okurken, sanki kendi içimde de bir şeyler kırılıyor hissettim — Kantarçeken bunu çok ince bir dille anlatmış, hiç abartmadan, sadece gerçek acının sessizliğiyle. Belki de en çarpıcı kısım, iki insanın kendi kayalarının altında ezilirken birbirini bulması ve bu buluşun sadece romantik değil, neredeyse kurtarıcı olması; bu umut, bu "belki bu sefer" düşüncesi beni derinden sarstı. Kitap bitmeden çok önce anladım ki bu sadece kanser testi hakkında bir hikaye değil, aslında belirsizlik içinde yaşamayı seçmek ve başkasını kurtararak kendini kurtarmak hakkında bir şey. Uzun süredir bir kitap beni bu kadar "içine çekmemişti" — Halil'in acısını okuduğumda kendi yaşadığım kayıpları hissettim.







