Şiir mi, Manifesto mu?
Cemal Süreya'nın bu kitabı beni çelişkili bıraktı açıkçası — bir yandan modernist şiirin o cesur, kırıcı tonuna kapılıyorum, diğer yandan bazı yerlerde çok didaktik, sanki bana bir şey kanıtlamaya çalışıyor hissine kapılıyorum. Özellikle gündelik dildeki o sertlik, toplumsal eleştirinin keskinliği beni etkiliyor ama aynı zamanda biraz da mesafeli kalıyorum, çünkü bazen şiir yerine siyasi bir ilan okuyormuş gibi hissediyorum. Yine de Süreya'nın kendi çağına karşı o inatçı duruşu, 'ben böyle konuşacağım' demesi saygı uyandırıyor; sadece beni tamamen içine çekmemiş olsa da, okuduktan sonra uzun süre zihnimde kaldı.















