Güzel Niyetli Ama Yorucu
Demirkıran'ın dağ metaforu başta çok etkileyici geldi bana — kendi yolunda yürüme, korkusuzluk, büyük yaşama çağrısı... Ama sayfalar ilerledikçe bu mesajın aynı şekilde tekrar tekrar sunulması beni biraz sıktı; sanki aynı motivasyon cümlesi farklı açılardan işleniyor. Kitabın duygusal gücü var, özellikle yalnızlık ve öz-keşif konularında dokunuyor, ama bu güç yoğun bir şekilde sunulduğu için bazen boğucu hissettim. Yazarın samimiyeti ve iyi niyeti hissediliyor, fakat benim için biraz daha hafif, daha nüanslı olabilirdi — her sayfada 'büyük yaşa' diye haykırılması yerine sessiz anların da olması lazım.



















