Meydanın Sessiz Çığlığı
Ahular Meydanı'nı okurken, kasabanın dar sokaklarında sıkışıp kalmış bir insanın nefes almaya çalışmasını hissettim — sanki kendi göğsümde ağırlık vardı. Pehlivan, geleneklerin ne kadar güzel ne kadar zehirli olabileceğini gösteriyor; ana karakterin her adımı, toplumun gözlerinin ağırlığı altında ilerliyor ve bu yalnızlık bulaşıcı. Kitabın en çarpıcı yanı, meydanın sadece bir yer değil, aslında karakterlerin içine işlemiş bir duygusal harita olması — her kişinin o meydanda yaşadığı çatışma benim de içimde yankı uyandırdı. Okuduktan sonra uzun süre kasabanın havasında kaldığım, çıkamadığım hissine kapıldım ve bu, kitabın gerçek başarısı bence.






