Sessizliğin Ağırlığı
Albert Nobbs'u okurken beni en çok etkileyen şey, Moore'un bu sessiz, sırlarını içinde taşıyan insanı ne kadar hassas bir şekilde çizmiş olması. Otel koridorlarında görünmez olmaya alışmış bir yaşamın, bir gece nasıl çatladığını izlemek, bende garip bir üzüntü bıraktı — sanki birinin yıllardır örttüğü bir yarayı açılırken gördüğüm gibi. Albert'in arzularının peşine gitmek için bulduğu cesaret ve aynı anda kendi inşa ettiği dünyayı kaybetme korkusu arasında sıkışması, beni günler boyunca rahatsız etti, ama en güzel şekilde. Moore, bu kısa öyküde, kimliğin ne kadar kırılgan ve çelişkili olabileceğini, insanın kendisi olmakla güvenli olmak arasında yaşadığı çatışmayı, çok az kelimeyle ama çok derin bir şekilde anlatmış.
