ALLAH ERİ / Serenad Tanıtım Yazısı: Kitabın önsözünden: “Tasavvuf, Hakk’ın seni sende öldürmesi ve kendisiyle diriltmesidir”. “Keremli zamanda, keremli insanlardan, keremli topluluklar içinde beliren keremli ahlâk…” “Başkasına alâkasız kalarak Allah ile olmaktır.” “Toplulukla zikir, Kur’ân dinlemekle vecd ve Peygambere uymakla amel etmektir”. “Tasavvuf, yakıcı şimşek”. “Tasavvuf, hâllerin murakabesi ve edep tavrı…”. “Sûfî odur ki, hiçbir şeyden kederlenmez ve her şeyde safa bulur”. “Tasavvuf, itirazdan vazgeçmektir. Yani, mukaddes Şeriat’in yasakladığı şeyler dışında itirazı terketmek…”. “Tasavvuf, beşeri sıfatlardan çıkıp; meleklik sıfatlarına bürünmeye ve ilâhi ahlâk ile ahlâklanmaya hizmet eden bir hâldir.” Tasavvufun mevzuu, keşf ve müşahede yoluyla, belki, vecd ve vicdan yoluyla, Zât, İlâhi Sıfatlar, oluşlar, tecelliler; Allah’ın isim ve fiilleridir. Kainatın Efendisi, vârislerine olan hakikî âlimlere iki çeşit miras bırakmışlardır: Biri zâhir ilmi, diğeri bâtın ilmidir. Zâhir ilmi, o faydalı ilimdir ki, üstün Sahâbîler onu en yüce Peygamber’in söz ve davranışlarından almışlardır. Tâbiler zümresi, müçtehitler ve salihlerin selefleri de o ilmi araştırıp öğrenmiş, onunla amel kılmış ve insanları da ona memur etmişlerdir. Bu ilmin çerçevesi, kitap, sünnet, tefsir, haberler, eserler ve bunların dalları olan itikâdî ve fıkhî ilimlerdir. Madenler ilmi, yer tabakalarını araştıran ilim, nebatat ve hayvanat ilmi, sulara dair ve azanın faydalarına dair ilim, teşrih ilmi, tıp ilmi, hesap ilmi ve diğer ilim kısımları zahir ilimlerinden olan hikmetli ilimlerdir. Bunlar şeriat ve nakil yoluyla alınmış olmasalardı bile beşerin doğru ve aklı onları meydana çıkarmaya kâfi gelirdi. … Bâtın ilmine gelince; o, öyle bir mânâlar âleminin marifetidir ki, hiçbir vasıta olmaksızın gayb âleminden, “Makâm-ı evednâ-En yüksek makam”da, mahlûkatın en bilgini olan Peygamberler Peygamberi’nin yüksek ruhlarına ilâhi bir lütuf olarak sunulmuştur. “(Allah) kuluna vahyetti, vahyettiğini…” meâlindeki ilâhi ifadeden apaçık, ortaya çıktığı gibi, Resûller Resûlü’nün bilgisi, mahlûkattan gizli olan yüce bir bâtın irfanıdır… … Peygamberimizin nübüvvet ve risaletleri üç nevidir. Birincisi ilâhi hükümleri olduğu gibi bildirmek… Bu vazifeyi zamanlarında 124.000 sahâbîye yüzyüze tebliğ buyurmuşlardır ki, bunların hepsi selim akıl sahibi, ilimli, anlayışlı, faziletli, şecaatli, doğru ve fedakâr insanlardı. Bunlara Allah’ın sevgilisi buyurdu: — Benden sonra, işittiklerinizi, sizden sonra gelenlere bildirin! Gerçekten her sahâbî aldığı emri yerine getirdi. Tâbiler, Tâbilerin tâbileri ve üçüncü asırdaki büyük müçtehitler bu suretle meydana geldi. Bu insanlar da herkesin anlayabileceği şekilde eserler yazdılar ve İslâmiyeti sımsıkı çerçevelediler. Peygamberimizin ikinci risalet vazifeleri; İlâhi hükümleri insanlara, tatlı dil ve ince hikmetle kabul ettirmektir. Üçüncü nübüvvet vazifesi de, aynı ilâhi ölçüleri, anlayışsızlara nadanlara ve nasipsizlere doğrudan doğruya tatbik etmek… Allah Resûlü’nün vefatlarından sonra, bu üç türlü vazifeyi bir arada yerine getirecek insanlar ancak otuz kırk sene yaşayabildiler. Ondan sonra İslâmiyet ve İslâm diyarı o kadar genişledi ki, merkezi nizam bozuldu, fesat ve fitneler çoğaldı ve bu vazifeler taksim edildi. İslâmiyetin bütün dünyayı kaplar gibi olduğu hengamede, bu üç vazife, birincisi ilim adamlarına, ikincisi evliyaya, üçüncüsü hakîmlere intikal etmek suretiyle bölüşüldü. Adalet icrasında en salim yol öğüt ve tenbihtir. Bu da âyetlerle sabittir; “Halk, gılzat (kabalık) ve şiddetten nefret duyar”. “Gılzat ve şiddet gösterirsen etrafındakiler dağılır, seni sevmez olurlar. Sevmek kalkınca da kuvvet ve kudret azalır.” Kelimeye muhtaç olmak ne acı Huzur dolu gitsem sonsuz geceye Kâinatın nuru varlığın tacı Bir yünlü hırka verse hediye
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Allah Eri / Serenad, Bahaddin Yeşiloğlu'nun İslam ve tasavvuf temalarını işlediği bir eserdir. Kitap, ana karakterin ruhsal bir yolculuğa çıkmasını ve bu süreçte karşılaştığı zorlukları anlatır. Başlangıçta, karakter, hayatın anlamını ve Tanrı ile olan ilişkisini sorgularken, çevresindeki insanlarla olan etkileşimleriyle kendi içsel çatışmalarını çözmeye çalışır. Tasavvuf öğretilerinin derinliklerine inerek, aşk, teslimiyet ve içsel huzurun peşinde koşar. Her bölümde, karakterin ruhsal yolculuğu ve bu yolculuğun getirdiği aydınlanmalar detaylı bir şekilde aktarılır. Sonuç olarak, karakterin Tanrı ile olan ilişkisini yeniden tanımlaması ve içsel huzuru bulması, eserin ana temasını oluşturur. Kitap, okuyucuyu derin düşüncelere sevk ederken, manevi bir yolculuğa davet eder.
Kitap, İslam ve tasavvuf temaları etrafında şekillenen bir yolculuğu anlatmaktadır. Bahaddin Yeşiloğlu, okuyucusunu manevi bir keşif sürecine davet ederken içsel huzurun ve Allah'a yakınlaşmanın yollarını arar. Tasavvufun derinliklerine inerek bireyin ruhsal gelişimini, aşkı ve teslimiyeti ele alır. Eser, insanın varoluşsal sorgulamalarını, ruhsal arayışlarını ve Tanrı ile olan ilişkisini irdeleyerek okuyucuya derin bir düşünsel deneyim sunar. Bu bağlamda, insanın özündeki ilahi sevgi ve merhameti anlaması gerektiği vurgulanır, böylelikle okuyucuya içsel bir aydınlanma sağlanır.
Eserdeki karakterler, İslam ve tasavvuf öğretileri doğrultusunda şekillenen derin ve çok katmanlı figürlerdir. Ana karakter, manevi bir arayış içerisinde olan biri olarak karşımıza çıkar. Bu karakter, içsel çatışmalarını, sosyal ilişkilerini ve Tanrı ile olan bağını sorgularken, tasavvufun öğretilerinden beslenir. Ayrıca, yan karakterler de bu yolculukta ona rehberlik eden, farklı bakış açıları sunan figürler olarak öne çıkar. Her bir karakter, okuyucuya manevi bir derinlik kazandırarak, ruhsal yolculukta karşılaşılan engelleri ve bunların aşılmasındaki içsel güçleri simgeler.
Eserdeki karakterin psikolojik durumu, içsel çatışmalar ve ruhsal arayışlar etrafında şekillenir. Tasavvuf, karakterin ruhsal gelişimini desteklerken, bu süreçte karşılaştığı zorluklar ve engeller derin bir ruh hali yaratır. Karakter, yalnızlık, kaygı ve içsel huzursuzluk gibi duygularla başa çıkmaya çalışırken, tasavvufun sunduğu öğretiler ona bir yol haritası sunar. Bu bağlamda, karakterin yaşadığı içsel dönüşüm, psikolojik olarak da önemli bir gelişim sürecidir. Tasavvufun özündeki sevgi ve merhamet, karakterin ruhsal dinginliğini bulmasına yardımcı olurken, okuyucuya da benzer duygusal deneyimler yaşatır.
Kitap, felsefi açıdan insanın varoluşunu, yaşam amacını ve Tanrı ile olan ilişkisini sorgulayan derin bir metin olarak karşımıza çıkar. Tasavvufun temel prensipleri, insanın kendisini ve evreni anlamasına yönelik bir felsefi altyapı sunar. Eserdeki karakter, bu felsefi sorgulamaları derinlemesine incelerken, insanın ruhsal ve fiziksel dünyası arasındaki dengeyi keşfetmeye çalışır. Tanrı’ya ulaşmanın yollarını ararken, bireyin kendi içsel dünyasında yapması gereken yolculuğun önemi vurgulanır. Bu bakımdan, kitap, tasavvuf felsefesinin evrensel temalarını ele alarak okuyucuya düşünsel bir derinlik kazandırır.
Eser, İslam ve tasavvufun tarihsel bağlamında önemli bir yere sahiptir. Tasavvuf, İslam’ın erken dönemlerinden itibaren ruhsal bir arayış ve ilahi aşkı keşfetme çabası olarak ortaya çıkmıştır. Bahaddin Yeşiloğlu, tarihsel süreçte tasavvufun gelişimini ve etkilerini inceleyerek, okuyucusuna bu derin geleneğin köklerini anlatır. Kitap, tasavvufun toplumsal ve kültürel bağlamda nasıl şekillendiğini, farklı dönemlerdeki düşünürlerin katkılarını ve bu düşüncelerin günümüzdeki yansımalarını irdeler. Bu tarihsel perspektif, eserin derinliğini artırırken, okuyucuya tasavvufun evrensel değerlerini anlamasında yardımcı olur.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Bahaddin Yeşiloğlu'nun Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2014-2025 yılları arasında GÖY-GÖLGE YAYINLARI, KÖKLER DERNEĞİ YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 144 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak İslam ve Edebiyat kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Serenad Üç Işık'a” (okur puanı 8.11). Kitabın tanıtımından: “Bir demet gül değil, dalından koparılmamış, dikeniyle barışık gül bahçesine süzülün. Naif bedeninize batacak dikenler bilin ki gülünüzün azad kabul etmez…” Litopya okurları bu kitaplara 22 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.68.
Bahaddin Yeşiloğlu sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri