Tavsiye ederim
Atmosferi muhteşem, başlangıçtan sonu kadar tutuyor.
Kur'an, "Allah ile aldatılmayın!" ihtarında bulunmasına rağmen Türk halkı,dinine olan derin saygısı yüzünden Allah ile aldatılıyor. Allah ile aldatmanın rantından en büyük terör örgütleri bile yararlanıyor.Pkk'nın başı,yandaşlarına şu talimatı veriyor:"Peygamberler şerhi Urfa'ya ilahiyat akademisi kurun!" Allah ile aldatmak;dini;çıkar,koltuk,baskı,egemenlik aracı yapan bir sanayi koludur.İşin esası bakımından ne dini vardır ne de imanı.Onun dini-imanı,Tanrısı,ibadeti hep çıkarı ve hesabıdır. Allah ile aldatanlar dokunulmaz,eleştirilmez bir "tahakküm teolojisi" oluşturmuşlardır.Türkiye'de bu teolojiyi egemen kılmak istiyorlar ve bunda büyük ölçüde başarılı omuşlardır. Bu bir Haçlı-İngiliz siyasetidir.Atatürk bu şeytani siyaseti,ta 1920'de Müslüman dünyaya tanıtıyor; İngilizlerin siyasetinin 'İslam'ı İslam'la yok etme siyaseti' olduğunu ilan ediyor. Allah ile aldatma zulmünün en ağırları kadın ve kadın hakları konusunda işlenmektedir.Türkiye'de bugün kadın, özellikle örtünme meselesinin istismarı aracılığıyla,Allah ile aldatan zümrelerin temel sömürü aracı olarak öne çıkarılmaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Allah ile Aldatmak, din ve inancın günümüzde nasıl manipüle edildiğini irdeleyen bir eser. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, kitabında dinin özündeki samimiyeti ararken, özellikle siyasetin din üzerindeki etkilerini sorgulamakta. Din, bireyleri aldatma aracı haline gelmişken, bu durumun toplumsal ve bireysel sonuçlarını derinlemesine incelemektedir. Kitap, dinin bir araç olarak kullanılmasıyla bireylerin inançları arasındaki çelişkilere dikkat çekmektedir. Yazar, okuyucularına eleştirel bir bakış açısı kazandırarak, dinin gerçek anlamını bulma yolculuğunda rehberlik etmektedir. Eser, inanç, samimiyet ve toplumsal değerler arasında bir denge kurmaya çalışırken, okuyucunun zihninde derin bir sorgulama süreci başlatmaktadır.
Allah ile Aldatmak, inanç ve din üzerine derin bir sorgulama sunarak, bireylerin dini anlayışlarını ve bunun toplumsal yansımalarını ele alıyor. Yazar, dinin nasıl istismar edildiğini, insanların inançları üzerinden nasıl manipüle edildiğini irdeleyerek, okuyucularını düşünmeye teşvik ediyor. Bu kitap, dinin özündeki samimiyeti, bireylerin içsel yolculuklarıyla harmanlayarak, dinin gerçek anlamının ne olduğunu sorguluyor. Siyasetle olan ilişkisini de gözler önüne sererek, dinin toplumsal bir araç olarak nasıl kullanıldığını vurguluyor. Yazar, okuyucuya sadece eleştirel bir bakış açısı kazandırmakla kalmayıp, aynı zamanda inancın özüne sadık kalmanın önemini de hatırlatıyor.
Bu kitapta belirgin bir karakter yoktur; zira eser, bir düşünce ve eleştiri metni olarak inşa edilmiştir. Ancak, yazarın kendisi bir karakter olarak öne çıkmakta; okuyucuyla olan diyalogunda samimi ve cesur bir tutum sergilemektedir. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak, inanç ve din konularında derinlemesine analizler yapar. Kendisi, okuyucunun zihninde soru işaretleri oluşturmakta ve bu sorulara yanıt arama konusunda cesaretlendirmektedir. Onun karakteri, eleştirileriyle dinin özüne dair bir yeniden düşünme çağrısı yapmaktadır.
Kitap, bireylerin psikolojik durumları ve din ile olan ilişkileri üzerine de önemli tespitler sunmaktadır. Din, insan psikolojisinde derin bir etki bırakırken, bazen bireylerin içsel çatışmalarına da yol açabilir. Yaşar Nuri Öztürk, insanların inançları üzerinden yapılan manipülasyonların, psikolojik travmalara neden olabileceğini vurgular. Bu bağlamda, bireylerin yaşadığı ikilemler ve ruhsal bunalımlar, dinin istismarı ile daha da derinleşebilir. Yazar, okuyucularını bu durumları sorgulamaya, içsel bir hesaplaşma yaşamaya teşvik ederken, dinin birey üzerindeki olumlu etkilerinin de altını çizer.
Allah ile Aldatmak, felsefi olarak dinin doğasına ve insanın varoluşsal sorgularına dair derinlemesine bir inceleme sunmaktadır. Yazar, dinin anlamını sorgularken, bireylerin hayatlarında nasıl bir yer tuttuğunu irdelemektedir. Dinin, bireyleri yönlendiren bir güç olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir aldatma aracı haline geldiği gerçeği üzerine düşünmeye davet etmektedir. Bu bağlamda, dinin felsefi boyutunu sorgularken, bireylerin etik değerleri ile inançları arasındaki çatışmaları gözler önüne sermektedir. Öztürk, okuyucularına dinin özündeki samimiyeti bulma konusunda bir rehberlik sunarken, aynı zamanda toplumsal eleştirilerde de bulunarak, felsefi tartışmaları derinleştirir.
Kitap, din ve siyasetin tarihi bağlamda nasıl şekillendiğini ve bu ilişkilerin toplum üzerindeki etkilerini irdelemektedir. Din, tarih boyunca iktidar odakları tarafından çeşitli şekillerde kullanılmış, bu durum da toplumsal yapıları etkilemiştir. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, tarihsel perspektiften bakarak, dinin sosyal ve siyasi olaylarla olan ilişkisini ele alır. Bu bağlamda, dinin nasıl bir araç haline geldiğini ve tarihsel süreçlerde bireylerin inançları üzerinden nasıl yönlendirildiğini sorgular. Yazar, okuyucularına bu tarihi bağlamı sunarak, günümüz din anlayışının köklerine inmelerini sağlar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Tavsiye ederim
Atmosferi muhteşem, başlangıçtan sonu kadar tutuyor.
Bekleniyordu
Yıllar sonra tekrar okudum, hâlâ aynı tadı veriyor.
Etkileyici
Konusu güzel ama bence biraz uzun tutulmuş.
Sürükleyici
Şiirsel bir dil. Cümleleri tekrar tekrar okudum.
İçerik eklemek için giriş yap.
“Sivas ta 38 sanatçı 2 Temmuz 1993’te misafir kaldıkları Madımak Otelinde çevrelerine benzin dökülerek diri diri yakıldılar. Çevrelerinde dinci tamtamlar çalınarak, halkın ve devlet güçlerinin gözleri önünde.”
“[object Object]”
“"Kendini zayıf ve âciz gören insanlar, kuvvetli ve azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman kendilerine mutlaka acındıracaklarına kani olmak için bilmem ne his ve sıfatta olmalıdırlar!"”
İçerik eklemek için giriş yap.
Din ve inanç, bireylerin hayatında nasıl bir denge kurmalıdır? Bu dengeyi sağlamak için neler yapılabilir?
Din ve inanç, bireylerin hayatında nasıl bir denge kurmalıdır? Bu dengeyi sağlamak için neler yapılabilir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
(d. 22 Haziran 1945, Sürmene – ö. 22 Haziran 2016, İstanbul) Trabzonlu bir baba ile Bayburtlu bir annenin çocuğudur. Hukuk ve ilahiyat fakültelerini bitirdikten sonra bir süre avukatlık yaptı. 1976'da asistan olarak üniversiteye girdi. İslam felsefesi alanındaki doktorasını 1980'de bitirdi. 1986'da doçent, 1993'te profesör oldu. Aynı yıl, İstanbul Üniversitesi'nde kurulan ilahiyat fakültesine dek an olarak atandı. A.B.D., Avrupa ülkeleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Japonya ve Kore'de alanıyla ilgili araştırmalar yaptı; konferans ve kongrelere katıldı. New York'ta misafir profesör olarak bir yıl İslam düşüncesi dersleri okuttu. Aynı süre içinde uluslararası bir yayın olan World Scripture'ın İslam bölümünün hazırlanışında görev aldı. 1970 yılından beri Son Havadis (1970-1972), Tercüman (1972-1980), Hürriyet (1981-2000) ve Star (halen devam etmekte) gazetelerinde köşe yazıları yazdı, sayfalar hazırladı. Türkçe, İngilizce ve Almanca basılan eserlerinin sayısı 30'u aşkındır. Türk televizyonlarında 1987'den beri yüzlerce konuşma yaptı; "Işığa Çağrı", "Kur'an ve İnsan", "Söz ve Işık" adlarıyla özel programlar hazırladı. Türkiye, Almanya, A.B.D., İsviçre, Danimarka başta olmak üzere değişik ülkelerde birçok konferans verdi. "Kur'an'daki İslam" adlı hacimli eseri "Dinde Kur'an'a Dönüş Hareketi"nin öncü kitaplarından biri kabul edilmektedir. Bu hareketteki rolü ve faaliyeti ile düşünce dünyası, değişik üniversitelerde yapılan Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca tezlerle incelendi. Aldığı ödüllerden bazıları şunlardır: Türkiye Milli Kültür Vakfı (TMKV) 1978 "Din Bilimleri" ödülü ( Varlık ve İnsan adlı eseriyle ) TMKV 1982 "Din Bilimleri" ödülü ( Kuşadalı İbrahim Halveti adlı doktora teziyle ) "Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Gazetecileri Özel Ödülü" (1995) İstanbul Üniversitesi "Halkla İletişim" ödülü (1998) Türkiye Yazarlar Vakfı "Ulusal Uzlaşı" ödülü (1998) 18 Mart Üniversitesi "2001'in Öncüsü" ödülü (1998) İstanbul Medya Mensupları Derneği (İMMED) "Medyanın Zirvesindekiler" ödülü (1998) Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği (RTGD), "Cengiz Polatkan" ödülü (1998) İMMED, "Medyanın Zirvesindekiler" ödülü (1999) İstanbul Üniversitesi "Halkla İletişim" ödülü (1999)
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri












“"Kendini zayıf ve âciz gören insanlar, kuvvetli ve azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman kendilerine mutlaka acındıracaklarına kani olmak için bilmem ne his ve sıfatta olmalıdırlar!"”
“Sivas ta 38 sanatçı 2 Temmuz 1993’te misafir kaldıkları Madımak Otelinde çevrelerine benzin dökülerek diri diri yakıldılar. Çevrelerinde dinci tamtamlar çalınarak, halkın ve devlet güçlerinin gözleri önünde.”
“"Kendini zayıf ve âciz gören insanlar, kuvvetli ve azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman kendilerine mutlaka acındıracaklarına kani olmak için bilmem ne his ve sıfatta olmalıdırlar!"”
“Sivas ta 38 sanatçı 2 Temmuz 1993’te misafir kaldıkları Madımak Otelinde çevrelerine benzin dökülerek diri diri yakıldılar. Çevrelerinde dinci tamtamlar çalınarak, halkın ve devlet güçlerinin gözleri önünde.”