Gide'in Çölde Bulduğu Kendisi
Gide bu defterlerde bir karakter değil, kendini keşfediyor—ve bu keşif o kadar çıplak, o kadar utanç verici ki, okuyan kişi neredeyse gözetleme yapıyor gibi hissediyor. Çöl onu soyuyor, her sayfada bir önceki Gide'den biraz daha farklı bir adam ortaya çıkıyor, sanki Kuzey Afrika'nın sıcağı içindeki her anı onun katmanlarını bir bir açıyor. En ilginç tarafı, bu dönüşümün hiç dramatik değil olması—Gide sadece gözlemliyor, yazıyor, çakıl taşını elinden düşüyor ve ışıltısını kaybedişini not ediyor. Okurken anlıyorsun ki, bu adam kendine dürüst olmaya çalışıyor, ve o dürüstlüğün acısı sayfanın her köşesinde hissediliyor.


















