Bihruz Bey'in Çöküşüne Tanık Olmak
Bihruz Bey'i okurken sadece bir karakterin trajikomedisini değil, kendi içimde bir ayna gördüm—hepimiz biraz Bihruz'uz belki, kendimizi yanlış bir dünyaya uydurmaya çalışırken. Recaizade'nin bu kadar ince bir dille gösteriş ve kimlik krizini anlatması, beni sadece güldürmedi, aynı zamanda çok hüzünlendirdi; çünkü Bihruz'un uydurduğu aşk ve Avrupa hayali ne kadar boş olursa olsun, onun bu boşluğa düşme çaresizliği çok insan. Roman bittiğinde, bu adamı yadırgamaktan ziyade, bir tür acı bir merhamet hissettim—Türkçe'nin kendi dilini reddetmiş bir oğlunun öyküsü çok derin bir yara açıyor.






































