Kendini Tanımak Kadar Zor
Rooney'nin bu kitabı okurken kendimi defalarca Frances'in yerine koydum ve her seferinde biraz daha rahatsız oldum—ama bu rahatsızlık tam da istediği türdeydi. Dördünün arasındaki dinamikler o kadar inandırıcı ki, sanki kendi çevrelerimde yaşanan sessiz çatışmaları okuyorum gibi hissettim; hiç kimse kötü değil, ama herkes biraz yanlış. Beni en çok etkileyen şey, Rooney'nin göstermesi ki insanlar kendilerini bile anlamıyor aslında—sadece rol oynuyorlar ve bunu fark etmiyorlar. Kitabı bitirdikten sonra günler boyunca karakterlerin konuşmalarını düşündüm, kendi ilişkilerimde onların söylediklerini yankı buldum.










