'Atları da Vururlar', büyük buhran döneminde geçen bir hikaye ile başlar. Bir grup insan, hayatta kalmak için düzenlenen bir yarışmaya katılmak üzere toplanır. Ancak bu yarışma, sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda psikolojik bir savaştır. Katılımcılar, hayatta kalma arzusuyla birbirlerine karşı acımasız bir rekabet içine girerler. McCoy, karakterlerin içsel dünyalarını ve toplumsal baskılarını ustalıkla işlerken, okuyucuya insan ruhunun karanlık yüzünü gösterir. Yarışma ilerledikçe, katılımcıların ilişkileri giderek karmaşık hale gelir ve bu durum, insan doğasının en temel yönlerini sorgulamaya yönlendirir. Sonuçta, hayatta kalmanın bedelini ödemek zorunda kalan karakterler, toplumun onlara biçtiği rolleri sorgular ve kendi içsel çatışmaları ile yüzleşirler.