Sessiz Kalan Türküsü
Bu kitabı okurken sürekli boğazımda bir düğüm hissettim — sanki Gökçen'in duyulmayan sesini kendim duymaya çalışıyordum. Tarih tarafından tek boyutlu bir "sebep" olarak yapıştırılan bir insanın, aslında ne kadar çok katmanlı, ne kadar insani olduğunu öğrenmek, beni derinden sarsıcı bir empati durumuna soktu. Yazarın "utanç duvarları" dediği şeyin karşısında, sadece bir cevap değil — bir insanın kendi hikayesini anlatma hakkını talep ettiğini görmek, adeta bana da o hakkı hatırlattı. Kitabı kapattığımda, artık o dönemin tarihini başka türlü göreceğimi biliyordum.












