Hisler Arasında Kaybolmak
Aktaş'ın yazısı öyle bir ritimle ilerliyor ki, sanki bir kalbin atışını dinliyorsunuz — hızlı, düzensiz, bazen nefes nefese. Sayfalar hızlı hızlı bitiyorsa da, her cümle üzerinizde ağırlığını hissettiriyor, çünkü yazar durmadan tekrar ediyor, dönüyor, aynı ağrıyı başka açılardan gösteriyor. Bu temposu beni çok etkiledi; sanki müzikteki bir loop gibi, aynı notalar tekrar tekrar çalınıyor ama her seferinde biraz daha derin işliyor içinize. Sevgiden ziyade varlığı hissettirme fikriyle ilgili bu obsesif yazış tarzı, kitabın hızını hiç düşürmüyor, aksine sizi o acı içinde çekip götürüyor. Kısa, keskin cümlelerle yazan Aktaş, sizi nefes almaya veren boşluklar bırakmıyor — tam da kitabın mesajı gibi, varlığını her an hissettiriyor.


















