Kısakürek'in ruh haritası
Necip Fâzıl bu kitapta kendini çok açık veriyor — bir düşünürün değil, bir insanın iç mücadelesini anlatıyor sanki. Batı modernizminin tuzağına düşmüş, sonra tasavvuf yoluyla kendini bulmuş bir ruhun dönüşümünü takip ederken, onun her sayfada biraz daha netleşen karakterini görüyorsun; çelişkili, sorgulamaya devam eden, ama artık yerinde duran bir insan portresi. Yazarın kendi ruh yolculuğunu felsefe yapması, onu soyut bir teorisyen değil, yaşayan bir tanık konumuna getiriyor — bu kadar samimi bir itiraf, bu kadar içten bir dönüşüm anlatısı ender karşılaşılan bir şey.




















