Ödüllendirilmeyi sever misiniz? Okumuş olduğum bu kitap benim bildiğim her şeyi allak bullak etti arkadaşlar. Ne kadar çok şeyi yanlış biliyormuşum! Kitabı gerçekten çok beğendim. Kitapta çok iyi üniversite hocalarının yapmış oldukları onlarca deney mevcut. Deneylerin hemen hemen hepsinde ödüllendirme; iç motivasyonu, yaratıcılığı olumsuz etkilediği gibi bağımlılık yapıyor ve sürekli onaylanma isteği insanı tehlikeli davranış sapmalarına itiyor. Peki İş Dünyasını ilgilendiren benim de çok dikkatimi çeken kısım neresi? Çoğumuzun bildiği üzere İş Dünyasında verilen gerek üretim hacmini çoğaltan gerekse satışı arttıran parametrelerde çalışanlara prim verilir. Prim çalışan için en iyi motivasyonlardan biridir. O zaman Sevgi hanım prim insanı iyi hissettiren hem de bulunduğu disiplini hacmini büyüten bir ödüllenme şekliyse bunun neresi zararlı? Akademik çevre bunu da araştırmış. Mekanik ödüllendirmelerin hepsi olumlu sonuçlanmasına rağmen düşünmeye dayalı ödüllerin hepsi olumsuz sonuçlanmış. Bu tam olarak ne demek? Örneğin sıradan bardaklar üreten cam işçilerine ürettikleri parça başı prim verirseniz ürettikleri parça sayısı ciddi bir şekilde artacaktır ama cam sanatkarlığı isterseniz sırf sayıyı artırmak için özgün olmayan, kalitesiz işçilikler ortaya çıkacaktır. " Ödül, zorlama, değerlendirme gibi tüm kontrol mekanizmaları yaratıcılığı, muhakemeyi, keşfetmeyi ve iç motivasyonu öldürüyor. Bu bilgiyi değerlendiren Google ne yapıyor? Çalışanlarına zamanlarının %20 'sini istedikleri şekilde harcama hakkı veriyor. Yani onlara seçenek ve özerklik sunuyor. Google'ın tüm yaratıcı çalışmaları da bu uygulama sonucunda çıkıyor. " Kitapta daha onlarca güzel ve farklı örnek mevcut. Kitabı okurken sık sık kendi öz eleştirimi yaptım :) Nasıl da yanlış normlara sıkışıp kalmışım diye :) Yazarın " Sorularla Büyüyoruz " kitabını da okudum, onu da çok beğendim. Her ikisini de tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar arkadaşlar :)











