Kam Ana'nın Sessiz Çağrısı
Tuğba Karagöz'ün bu kitabını okurken kendimi bir terapist koltuğunda değil, bir derviş tekkesinin içinde buldum kendimi—sanki birisi benim en derin sorularıma cevap vermek için kitabı özellikle benim için yazmış. Kam Ana'nın hikayesi sadece bir anının anısı değil, benim içimdeki o unutmuş, körleşmiş bilgeliği fısıltıyla çağırıyor; sayfalar çevirdikçe sanki çok eski bir hatırayı hatırlıyorum gibi bir hissin var. Özellikle Yunus Emre, Haji Bektash ve diğer mistiklerin ruhunun bu kitaba nasıl nüfuz ettiğini görünce, yalnız olmadığımı, asırlardır aynı yolu arayan nice ruhun peşimde olduğunu hissettim—bu his beni derinden sarstı, göğsümde bir sıcaklık bıraktı.







