Jak Şalom'un Dönüşümü
Jak Şalom'un kendini anlatma biçimi beni çok etkiledi — çünkü o sadece bir sinema tarihi yazısı değil, aslında bir insanın nasıl tutkuyla yaşanmış bir hayatı belgelemesi. 12 yaşındaki çocuk Jak'tan başlayıp, Langlois'nin yanında çalışan, sonra Türkiye'ye dönen ve hep sinemayla kalan bu adam, her sayfada karakterini derinleştiriyor; sadece hatıra anlatmıyor, bir insanın nasıl fikir adamı olduğunu gösteriyor. En çok hoşuma giden şey, onun kararsızlıkları, tereddütleri, hatta başarısızlıkları da açık açık paylaşması — bu da onu çok insan yapıyor, çok gerçek. Sinematek kurucularının yanında yer almış, ama her zaman kendi sesini kaybetmemiş bir insanın portresi bu kitap.






