Zamanı Aşan Söz, Zaman Geçmiş Metin
Ahmet Haşim'in erken Cumhuriyet'in meselelerine dair yazıları gerçekten çağdaş konuları ele alıyor ama ben okurken hep aynı duyguda kaldım: yazarın o zamanın entelektüel çevresine seslenişi, bugünün okuruna değil. Meselaların evrensel yönü var belki ama Haşim'in onları işleme tarzı, üslubun ağırlığı, argümanların kurgusal yapısı çok o devrin insanına mahsus kalmış — bugünkü biri olarak kendimi bu yazıların asıl muhatap kitlesi dışında hissettim, sanki gözlemci gibi bir pencerenin arkasından bakıyorum. Yeni şeyler öğretmek yerine, bana eski bir diyaloğun dinleyicisi olmak hissini verdi.






































