Kitty'nin Maskesi Düştüğünde
Maugham'ın Kitty'yi çizişi beni çok yakaladı — o kadar insan var ki toplumun beklentileri ile kendi arzuları arasında sıkışıp kalıyor, ama Kitty'nin bu çatışması çok somut, çok acı. Kolera salgınının ortasında, Walter'ın yanında, Kitty'nin kendini yeniden keşfetme süreci gerçekten etkileyici. Ama açıkçası romanın sonuna doğru Maugham biraz didaktik oluyor, sanki Kitty'nin bulduğu "gerçek" çok hazır bir paket gibi geliyor bana — yine de bu iç yolculuğu takip etmek, insanın ne kadar yanılabildiğini görmek değerli.










