1950’li yıllarda şehirleşmenin hızlanmasıyla büyük şehirlere göçenler, kurdukları köy dernekleri vasıtasıyla köy ve köylüleriyle ilişkilerini sürdürmektedir. Buralarda çeşitli vesilelerle bir araya gelen insanların ortak konularından biri de hiç şüphesiz doğup büyüdükleri ve ayrılmak zorunda kaldıkları köylerinin tarihidir. Bu sohbetlerde anlatılanların pek çoğu tarihi hakikate uymayan rivayetlere dayanır. Bu yüzden benim yıllar önce Yozgat’ın bir köyü olan Çokradan’a dair tarihi kaynaklara dayanarak yazdığım Bozok Sancağı’nda Köylerin Teşekkülüne Dair Bir Örnek: Çokradan Köyü (2012) isimli makalem köylülerin bazılarınca rivayetlere uymadığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Buna karşılık Çokradan’ın tarihiyle ilgili bu makalemi gören dernek başkanları ve ilgililerden bazıları kendi köylerinin tarihine dair bilgiler istedi. Yoğunluğum nedeniyle bütün isteklere cevap vermem mümkün olmadı. Ancak zamanla günümüz Yozgat’ını da içine alan Bozok sancağındaki Türkmenlerle ilgili XVI. Yüzyılda Bozok Türkmenleri (2015) isimli kitabım ve Osmanlı Anadolu’sunda Bir İskân Hikâyesi: Bozok Sancağı’nda Aşiretler, Köylüler ve Celâlîler (16-19. Yüzyıllar) (2019) isimli makalem sırasında bölge tarihiyle daha fazla ilgilenmeye başladım. Bu süreçte bölgenin yaklaşık 300-350 yıllık bir dilimindeki yerleşme ve nüfus özelliklerini aydınlatacak öneme sahip olan 1529, 1542, 1556 ve 1576 tarihli tahrir, 1642 tarihli avarız, 1831 tarihli nüfus ve 1844 tarihli temettuat defterlerinin bazı kısımlarını yeni yazıya aktardım. Bu kaynaklardan hareketle Bozok sancağının nüfus ve iskân yapısıyla ilgili gelişmeleri 1529-1576, 1576-1642 ve 1642-1831 tarihleri arasında olmak üzere üç dönem halinde incelemek mümkündür. Bu üç dönemde karşılaşılan manzara özetle şöyledir: 1529- 1542 tarihlerinde tespit edilen nüfusun tamamına yakını konar-göçer olup bu sırada Bozok sancağında sakinlerinin çoğunluğunu gayrimüslimlerin oluşturduğu sadece 9 köy mevcuttur. Gayrimüslimler haricindeki nüfusun tamamına yakını geçici iskân mahalleri olan yaylak, kışlak ve mezralarında yaşamaktadır. 1556 tarihine gelindiğinde geçici iskân mahalleri olan yaylak, kışlak ve mezralar köy olarak kaydedilmiş, dolayısıyla köy sayısı 716’ya çıkmıştır. 1529-1542 tarihlerinde 22.607 nefer olan nüfus ise 1556 senesinde 25.145’e yükselmiştir. 1576 tarihinde köy sayısı azalarak 716’dan 638’e gerilemiş, buna karşılık nüfus iki misli artarak 25.145 neferden 44.900’a Kitap Tanıtım Bülteni FENOMEN YAYINCILIK KİTAP TANITIM FORMU www.fenomenyayincilik.com ulaşmıştır. 1576 tarihinde 638 olan köy sayısı, Budaközü kazası ve buraya bağlı 58 köyün Bozok’a bağlanmasına rağmen, 1642 tarihinde 559’a nüfus ise 44.900 neferden 4.990’a gerilemiştir. Köy sayısı ve nüfustaki bu değişkenlik devam etmiş, 1642 tarihinde 559 olan köy sayısı 1831’de 733’e nüfus ise 4.990 neferden 52.000 civarına yükselmiştir. 1831’deki bu değişimde Zile kazasına bağlı Karahisar-ı Behramşah nahiyesinin ve nahiyeye bağlı 83 köyün Bozok’a bağlanması etkilidir. Yunus Koç'un tespitiyle söylemek gerekirse; 16. yüzyılın sonlarında kalabalık bir nüfusa sahip olan bölge aynı yüzyılın sonlarına doğru tenhalaşmış, fakat devletin aldığı tedbirler doğrultusunda 19. yüzyılın başlarında tekrar eski günlerindeki canlılığa kavuşmuştur. İşte bu çalışmanın ilk bölümünde 1529-1844 tarihleri arasında yaşanan bu gelişmeler ikinci bölümündeyse günümüz Yozgat’ına bağlı köyler üzerinde durulmuştur. İlk bölümdeki değerlendirmeler her ne kadar Bozok sancağının geneli üzerinden yapılmış olsa da ikinci bölümde Bozok’a bağlı bütün köylerden ziyade günümüz Yozgat’ına bağlı köyler hakkında bilgi verilmiştir. Dolayısıyla vaktiyle Bozok sancağına bağlı olan Çorum’un Alaca ve Sungurlu, Kayseri’nin Felahiye, Sivas’ın Gemerek ve Şarkışla ilçelerine bağlı köylere gerekmedikçe değinilmemiştir. Fakat Tokat sancağının Zile kazası gibi yerlere bağlı olup da sonradan özellikle Aydıncık, Çekerek ve Kadışehri gibi ilçelere bağlanan köyler üzerinde durulmuştur. Bölgede aynı ismi taşıyan köylerin fazla olması, idari yapının ve köy isimlerinin sık sık değişmesi gibi sebepler yüzünden tarihi belgelerde tespit edilen köylerden bazılarının günümüzde hangi ilçeye bağlı olduğu tam olarak tespit edilememiştir. Bu yüzden aynı ismi taşıyan köylere dair bilgiler her birinde tekrar edilmiştir. 1860’lı yıllarda Kafkas göçmenlerinin yerleştirildiği yirmi civarındaki köyle yine yaklaşık yetmiş civarındaki köye dair bilgilere isimlerinin değişmesi, sonradan kurulmaları, Yozgat’a sonradan bağlanmaları gibi sebeplerden dolayı ulaşılamamıştır. Fakat bunların önemli bir kısmının 1850’lerden sonraki gelişmeler sonucunda kurulduğu söylenebilir. Hem kaynakların hem de bölgedeki köy sayısının fazlalığı yüzünden bahsi geçen defterlerde köylerle ilgili bütün bilgileri kullanamasam da köy isimlerinin veriliş sebebi, anlamı, köylerin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu, köylerde yaşayan aşiretler, yerleşikler ve göçmenlerin yanı sıra köylerin 1556-1844 tarihleri arasındaki nüfuslarına dair bilgiler verilmiştir. Tahrir, avarız, nüfus ve temettuat defterlerinin daha detaylı bir şekilde kullanılmasıyla tek tek ele alınan köylere dair ayrıntılı çalışmalar yapılabilir. Hem köyler hakkında detaylı bilgilerin elde edilmesi hem de istikrarsız bir iskân tarihine sahip olan bölgenin iskân tarihinin detaylı bir şekilde ortaya konulabilmesi için en azından tarihçi ve coğrafyacılardan oluşan bir ekibin saha çalışması yapması gerekmektedir.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Sadullah Gülten'in 'Bozok'tan Yozgat'a Köy ve Köylüler' adlı eseri, 1529-1844 yılları arasında Yozgat bölgesindeki köylü yaşamını detaylı bir şekilde ele alır. Eser, köylerin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını inceleyerek, dönemin tarihsel olaylarıyla bağlantı kurar. Gülten, köylerin işleyişini, köylülerin günlük hayatlarını, geleneklerini ve toplumsal ilişkilerini araştırma nesnesi haline getirir. Gözlemlerine dayalı olarak, köylerin tarımsal faaliyetleri, aile yapıları ve toplumsal dayanışma biçimleri üzerinde durur. Ayrıca, köylülerin yaşadığı zorluklar ve bu zorluklarla baş etme yöntemleri üzerinde de önemli tespitlerde bulunur. Bu eser, tarihsel ve sosyolojik bir perspektiften köy hayatını anlamaya yönelik önemli bir kaynak niteliğindedir. Yozgat'ın ve çevresindeki köylerin tarihsel süreç içindeki yeri, köylülerin kültürel mirası ve değişim dinamikleri hakkında derin bir bilgi sunmaktadır.
Bu eser, Bozok bölgesi ve Yozgat köylerinin tarihsel evrimine odaklanarak, köylü yaşamının sosyo-kültürel yapısını ve dinamiklerini derinlemesine incelemektedir. 1529-1844 yılları arasındaki dönemi kapsayan bu araştırma, köylerin ekonomik, sosyal ve kültürel işleyişini ele alarak, dönemin tarihsel bağlamını ortaya koyar. Sadullah Gülten, köylülerin günlük yaşamlarını, geleneklerini, sosyal ilişkilerini ve ekonomik faaliyetlerini detaylı bir şekilde aktararak, okuyuculara dönemin ruhunu hissettirmeyi amaçlar. Bu bağlamda, köy ve köylü olgusunun toplumsal yapının temel taşları olduğuna vurgu yapar.
Eser, belirli bir karakter analizi sunmaktan ziyade, köy ve köylü kavramlarını kolektif bir şekilde ele alır. Bu nedenle, karakterler bireysel olarak değil, toplumsal bir bütünlük içinde değerlendirilir. Yozgat köylerindeki toplumsal yapının dinamikleri, köylülerin geleneksel yaşam tarzları, dayanışma ve yardımlaşma gibi değerleri üzerinden şekillenir. Her köylü, kendi hikayesinin yanı sıra, toplumsal bir kimliğin parçası olarak varlık gösterir. Bu bağlamda, köylülerin yaşadığı zorluklar, dayanışma biçimleri ve toplumsal ilişkileri, eserin karakter analizi açısından önemli bir yer tutar.
Eserde, köylülerin psikolojik durumları ve sosyal ilişkileri önemli bir yer tutar. Köy yaşamı, bireylerin psikolojik olarak nasıl şekillendiğini ve toplumsal baskıların nasıl bir etki yarattığını gözler önüne serer. Köylüler, geleneksel değerlere bağlılıkları ve toplumsal normlarla şekillenen hayat tarzları ile içsel bir çatışma yaşayabilirler. Bu bağlamda, köylülerin dayanışma ve yardımlaşma pratikleri, psikolojik bir destek mekanizması işlevi görür. Ayrıca, ekonomik zorluklar ve sosyal adaletsizlikler, köylülerin psikolojik durumunu olumsuz etkileyebilir. Sadullah Gülten, köylülerin ruh hallerini, toplumsal dayanışma ve kültürel gelenekler aracılığıyla inceleyerek, bu durumların bireyler üzerindeki etkilerini vurgular.
Kitap, felsefi bir bakış açısıyla köy ve köylü olgusunu sorgular. Köy yaşamı, insanın doğayla olan ilişkisini ve toplumsal yapının nasıl şekillendiğini anlamak açısından derin bir felsefi zemin sunar. Gülten, köylülerin yaşamlarının ardındaki anlamı, köy kültürünün insanın varoluşunu nasıl etkilediğiyle ilişkilendirir. Bu bağlamda, köylülerin geleneklerine bağlılıkları, özgürlük ve bağımsızlık arayışları arasında bir denge kurmaya çalıştıkları görülür. Felsefi açıdan, köy yaşamının getirdiği değerler ve toplumsal normlar üzerine düşünmek, insanın varoluşsal sorgulamalarını beraberinde getirir.
Eser, 1529-1844 yılları arasında Yozgat ve çevresindeki köylerin tarihsel bağlamına dair önemli bilgiler sunar. Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümler yaşadığı bir süreçtir. Gülten, köylerin bu dönüşümlerden nasıl etkilendiğini, tarımsal üretim biçimlerini, sosyal yapıları ve ekonomik ilişkileri analiz ederek ortaya koyar. Köylülerin yaşadığı zorluklar, devlet politikaları ve sosyal değişimlerle bağlantılı olarak ele alınır. Tarihsel olarak, bu dönemde köylerin rolü, toplumsal yaşamın temel unsurlarından biri olarak belirginleşir ve köylülerin varlıkları, dönemin sosyal dinamiklerini anlamak için kritik bir öneme sahiptir.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Sadullah Gülten, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 9 kitabı yer alıyor. Kitapları 2016-2026 yılları arasında Fenomen Yayıncılık, Kronik Kitap, ÖNSÖZ YAYINCILIK etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 234 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Tarih ve Araştırma-İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Bozok Türkmenleri” (okur puanı 8.13). Litopya okurları bu kitaplara 85 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.29.
Sadullah Gülten sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri







