Yayınevimiz, yirminci yüzyıl edebiyatımızın seçkin kalemlerinden, hikâyeci ve romancı Samim Kocagöz’ün (1916-1993) Bu da Geçti Yahu başlıklı anılarının üçüncü basımını okurla buluşturuyor. Çocukluğu, ailesi, kasabası, gençlik ve lise yılları, üniversite ve Lozan günleri, edebiyat çevresi, ilk yazıların ardından edebiyatla dolu geçen bir yaşam Kocagöz’ün belleğinden incelikli kalemiyle yazıya dökülüyor. Anılar, edebiyat tarihine bir tanıklık; aynı zamanda toplumun siyasî yaşamına da. Edebiyat ve yayın dünyasının yanı sıra baskılar, cezaevi günleri, haksızlıklara başkaldırı yer alıyor; yazarın dostlukları-arkadaşlıkları da: Halide Edib Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Nurullah Ataç, Halikarnas Balıkçısı, Sait Faik, Sabahattin Ali, Orhan Veli, Hüsamettin Bozok, Naci Sadullah, Fethi Savaşçı, Fakir Baykurt vb. “Gözlerimi bir açabilsem. Ama herhalde gözlerim açık: Bir beyazlığın içinde, renk renk kelebeklerin uçuştuğunu görüyorum. Uçuşanlar pek kelebeğe de benzemiyor; allı morlu, yeşilli, kara kara, evet kara kara zerrecikler... İçim geçer gibi oluyor; renkli, uçuşan zerrecikler büyüyor, kelebekleşiyor; sonra da birdenbire kanaryalar olup kulaklarımda seslere dönüşüyor. Gittikçe sesler uğultu halini alıyor. Çenemi iyice sıkıyorum; dişlerim yok ki ağzımda, dişlerimi sıkayım; takma diye çıkarttılar. Bir ürperti bedenimi sarıyor, tir tir titriyorum. Sedyenin üstünden düşecekmişim gibi geliyor; bir yerlere tutunmak istiyorum, tutunamıyorum. Gözlerimi açmak istiyorum, açamıyorum. Gözlerim açıkmış gibi geliyor, çok renkli bir dünya görüyorum. Renkler gözümü alıyor. Kapamak istiyorum gözlerimi, kapatamıyorum...” İçindekiler; Anılarımı Yazmalıydım Sonunda Davutpaşa’daydım Burası Hayvanat Bahçesi Değil Kışlaya Kütüphane Tahliye Sevinci Ara Güler Fotoğraf Albümü
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Bu da Geçti Yahu, Samim Kocagöz'ün yaşamın geçiciliği üzerine düşündüren bir eseridir. Kitap, yazarın kendi yaşamından kesitler sunarak, okuyucuyu kişisel bir yolculuğa davet ediyor. Eserde, anıların, deneyimlerin ve zamanın nasıl birbirine bağlı olduğu sorgulanıyor. Kocagöz, geçmişte yaşadığı olayları, kaybedilenleri ve kazanılanları içten bir dille kaleme alıyor. Her bölüm, bir dönüm noktasını veya önemli bir anıyı ele alarak, zamanın nasıl hızla geçtiğini ve bu geçiciliğin birey üzerinde yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Karakterler, geçmişteki anılarla hesaplaşırken, geleceği nasıl şekillendirecekleri konusunda derin düşüncelere dalıyor. Bu süreçte, okuyucunun da hayatına dair sorgulamalar yapmasına olanak tanıyor. Kocagöz, eseri boyunca yaşamın geçici doğasını, kayıpların ve kazançların bir arada var olduğunu göstererek, okuyucularına derin bir düşünsel deneyim sunuyor.
Bu da Geçti Yahu, hayatın geçiciliği ve insanın zamanla olan ilişkisini derinlemesine ele alan bir eser. Yazar, bireyin yaşamındaki anlık mutlulukları, hüzünleri ve geçici deneyimleri, okuyucuya samimi bir dille sunarak, yaşamın döngüselliğini vurguluyor. Eserde, geçmişte yaşanan anılar ve bu anıların birey üzerindeki etkileri, zamanın nasıl hızlı geçtiği ve insanın bu geçişkenliğe nasıl tepki verdiği sorgulanıyor. Kocagöz, zamanla yüzleşmenin, kayıpların ve kazançların insan psikolojisindeki yerini irdeleyerek, okuyucuyu düşünmeye teşvik ediyor. Bu bağlamda, eser, bireyin kendini bulma yolculuğunu ve yaşadığı içsel çatışmaları da ele alıyor.
Kitabın karakterleri, hayata dair derin izlenimlere sahip bireyler olarak karşımıza çıkıyor. Samim Kocagöz, her bir karakterin içsel dünyasını ustaca tasvir ediyor; onların düşünceleri, hisleri ve hayata dair bakış açıları, okuyucuya gerçekçi bir deneyim sunuyor. Karakterler, yaşamın geçiciliğiyle yüzleşirken, kendileriyle hesaplaşmakta ve geçmişle olan bağlarını sorgulamaktadır. Her biri, farklı yaşam hikayeleri ve zorluklarla şekillenmiş, bu da onları daha insani ve ulaşılabilir kılıyor. Kocagöz, karakterlerin duygusal derinliklerini ustalıkla ortaya koyarak, okuyucuya empati kurma fırsatı veriyor.
Bu da Geçti Yahu, bireyin içsel çatışmalarını ve zamanla olan ilişkisini psikolojik bir bakış açısıyla ele alıyor. Kocagöz, karakterlerin geçmişleriyle olan bağlarını ve bu bağların psikolojik etkilerini derinlemesine inceliyor. Kaygı, hüzün, mutluluk ve hayal kırıklıkları gibi duygular, bireylerin yaşamlarının ayrılmaz parçaları olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, okuyucuya, geçmişte yaşananların geleceği nasıl şekillendirdiğini ve bireyin bu süreçte kendini nasıl bulduğunu sorgulama fırsatı sunuyor. Psikolojik derinlik, karakterlerin yaşadığı anlık duygusal dalgalanmalar ve bu dalgalanmaların yaşamlarına olan etkileri üzerinden ortaya konuyor. Bu bağlamda, eserin okuyucuda bıraktığı etki, duygusal bir yolculuk deneyimi sağlıyor.
Eserdeki felsefi yorumlar, zamanın doğasına ve yaşamın geçiciliğine dair derin düşünceleri içeriyor. Kocagöz, yaşamın her anının değerini vurgularken, bireylerin bu geçici deneyimlerle nasıl başa çıktığını sorguluyor. Geçmişe duyulan özlem, geleceğe yönelik kaygılar ve anın değerini bilme temaları, eserin felsefi yapısını oluşturuyor. Yazar, okuyucularını, hayatta kalma mücadelesi içerisinde anın tadını çıkarma konusunda düşünmeye sevk ediyor. Bu bağlamda, yaşamın anlamı ve bireyin varoluşsal sorgulamaları üzerinde durarak, okuyucularında derin bir düşünsel etki bırakıyor.
Bu da Geçti Yahu, bireyin yaşam deneyimlerini tarihsel bir bağlamda ele alıyor. Kocagöz, geçmişten gelen anıları ve bu anıların birey üzerindeki etkilerini aktarırken, tarihsel olayların insanların yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne seriyor. Toplumsal değişimlerin ve bireysel hikayelerin birbirini nasıl etkilediği, eserde önemli bir yer tutuyor. Yazar, bireylerin tarihsel bağlamda yaşadıkları zorlukların ve sevinçlerin, onların kimliklerini ve dünyaya bakış açılarını nasıl oluşturduğunu inceliyor. Bu tarihsel perspektif, okuyucuya, bireysel hikayelerin evrensel bir anlam kazanabileceğini gösteriyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Samim Kocagöz, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 16 kitabı yer alıyor. Kitapları 1975-2025 yılları arasında Cem Yayınevi, DÜNYA AKTÜEL, LİTERATÜR YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 297 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Roman (Yerli) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Kalpaklılar” (okur puanı 8.83). Kitabın tanıtımından: ““Türkiye’yi yağmaya gelen 1919 yılının sömürgecilerine karşı kabaran öfke, o yılların öfkesidir; o yılların hiddetidir. Ama bugün de sömürgeciliğe karşı duyulabilecek öfkenin aynıdır elbette.”-Samim Kocagöz “Düşman donanması…” Litopya okurları bu kitaplara 96 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.52.
Samim Kocagöz sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri