Acı ve Güzelliğin Kesiştiği Nokta
Cennetin Dibi'ni okurken kendimi bir kuyunun dibinde sıkışıp kalmış hissettim—ama bu sıkışkanlık kötü bir şey değildi, tersine çok güçlüydü. Vassaf'ın bu hikayeler aracılığıyla insanın en karanlık köşelerini ve en ışıltılı umutlarını aynı anda göstermesi beni derinden sarıldı; sanki birinin içindeki tüm çelişkileri bir aynaya tutmuş gibi hissettim. Her sayfada bir acının vardı ama o acı öyle gerçekti, öyle insani ki, okuduktan sonra insan olmanın ne demek olduğunu yeniden sorgulamak zorunda kalıyorsun. Kitabı kapadığımda boş bir hisse kapıldım—sadece bitmiş olmasından değil, bu kadar yakından tanıştığım insanların hayatlarından ayrılmak zorunda kalmaktan.














