'Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor' der Edip Cansever şiirinde; Çocukluğumun Tanrısı da işte o hiçbir yere gitmeyen gökyüzünde doğmuş bir aşkı anlatıyor. Aşkın insanı nereye götürebileceğini bir çocuğun cesareti, samimiyeti ve gözlemleriyle anlatıyor.Başkalarının tanrısına kafa tutarak anlatmaya başlar Anış ve çok geçmeden kendi tanrısını yaratır. Uzaktaki her şeye âşık olduğu yaşlarda bambaşka bir iklimden gelen ve kendilerine hiç benzemeyen pilota tutkuyla bağlanır. Bu bağı koparmamak için kimi zaman hayallerinden kimi zaman hayatın sıradan gerçekliğinden güç alır. Sonunda kaptanı kendisiyle tutmanın bir yolunu bulur. Mektuplar gider, mektuplar gelir. Kimi zaman bu sessiz çığlıkların zarflara sığmadığı da olur.Okuduğu yatılı okulun görüşme odasında kaptanın oğlu babasının öldüğünü söylediğinde Anış bir yol ayrımına geldiğini anlar. Ya diriltecektir sözcükleriyle o Tanrı'yı yeniden ya da ölümün yollarından birini kendisi için seçecektir. Ama aşkın büyüsü kolay bozulmaz. Üstelik öldü denilen kaptandan ona hâlâ mektuplar gelmektedir. Anış bir dua gibi üfler sözcüklerini ölüler ve diriler dünyasına, mektuplarıyla. Yaptığı belki de hem kendisinin hem kaptanın yeniden dirilmesi için bir kalp masajıdır.Şaşırtıcı sonuyla aşkı, hüznü, arayışı kalbinizin bütün odalarında hissedebileceğiniz bir roman bu. Çocukluğumun Tanrısı, gerçekliğe ve ölüme karşı bir meydan okuyuş. (Tanıtım Bülteninden)İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 184Baskı Yılı: 2013e-Kitap: Sayfa Sayısı: 181Baskı Yılı: 2013Dili: TürkçeYayınevi: DeliDolu
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Miyase Sertbarut'un 'Çocukluğumun Tanrısı Piper' adlı romanı, bir çocuğun gözünden dünyayı ve çevresindeki ilişkileri keşfeder. Ana karakter, çocukluk dönemine dair anılarını hatırlarken, ailesiyle olan ilişkileri, arkadaşlıkları ve hayal gücü arasında gidip gelir. Roman, çocuğun masumiyetinin yanı sıra, bu dönemin getirdiği karmaşık duygusal durumları da işler. Özellikle, karakterin yaşadığı içsel çatışmalar ve hayal kırıklıkları, onun kimliğini ve yaşam felsefesini şekillendirir. Okuyucu, bu yolculukta karakterin büyüme sürecine tanıklık ederken, aynı zamanda çocukluğun getirdiği saflığın ve masumiyetin kaybolması temasıyla yüzleşir. Aile içindeki dinamikler, toplumsal beklentiler ve bireyin kendi hayalleri arasında sıkışan bir karakterin hikayesi, okuyucuda derin bir etki bırakır.
Miyase Sertbarut'un 'Çocukluğumun Tanrısı Piper' adlı eserinde, çocukluk dönemi ve bireyin kimlik arayışı temaları ön plandadır. Roman, çocukluğun masumiyetinin yanı sıra, bu dönemin karmaşık duygusal ve psikolojik etkilerini de ele alır. Ana karakterler üzerinden, toplumsal normların ve aile ilişkilerinin birey üzerindeki etkileri sorgulanır. Çocukluk anıları, bireyin gelecekteki kimliğini şekillendiren önemli bir etken olarak işlenirken, hayal gücünün ve gerçekliğin iç içe geçtiği bir dünya sunulmaktadır. Bu bağlamda, romanın teması, yalnızca çocukluğun geçiş dönemleriyle sınırlı kalmayıp, yetişkinlikteki hatıraların ve duyguların da derinlemesine irdelendiği bir yapıya sahiptir.
Romandaki ana karakter, çocukluğunun izlerini taşıyan bir birey olarak, içsel bir yolculuğa çıkar. Bu karakterin çocukluk anıları, onun kimliğini şekillendiren temel unsurlardır. Aileyle olan ilişkileri, arkadaşlık bağları ve hayal dünyası, karakterin duygusal gelişimini etkiler. Zamanla, bu karakterin karşılaştığı zorluklar ve hayal kırıklıkları, onun hayata bakış açısını ve kendini ifade etme biçimini şekillendirir. Roman, karakterin içsel çatışmalarını ve büyüme sürecini derinlemesine ele alarak, okuyucuya evrensel bir deneyim sunar.
Roman, çocukluk döneminin bireyin psikolojik gelişimindeki rolünü derinlemesine ele alır. Ana karakterin yaşadığı duygusal zorluklar ve içsel çatışmalar, onun kimliğini bulma çabasıyla birleşir. Ailevi ilişkiler, özellikle ebeveynlerin tutumları, karakterin psikolojik durumunu şekillendiren önemli unsurlardır. Hayal gücü ise, karakterin zor zamanlarda başvurduğu bir kaçış mekanizması olarak görülür. Bu bağlamda, roman, bireyin iç dünyasını ve çocukluk anılarının psikolojik etkilerini anlamaya yönelik bir derinlik sunar.
Eserde, çocukluğun masumiyeti ve büyümenin getirdiği zorluklar, felsefi bir bakış açısıyla ele alınır. Çocuk, yaşamın anlamını ve kimliğini ararken, toplumsal normlar ve ailevi beklentilerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu durum, bireyin özgürlüğü ve kendini ifade etme arzusu ile çatışan bir durum yaratır. Romanda, bireyin kendi kimliğini bulma çabası, varoluşsal bir sorgulama biçimi olarak öne çıkar. Çocukluğun geçici doğası ve zamanın akışı, bireyin yaşamını nasıl şekillendirdiği üzerine düşündürür.
Miyase Sertbarut'un 'Çocukluğumun Tanrısı Piper' romanı, Türk edebiyatında çocukluk teması üzerine önemli bir eser olarak öne çıkar. Türk toplumunun sosyal yapısı, aile ilişkileri ve çocuk yetiştirme biçimleri, romanın tarihi bağlamını oluşturur. 2013 yılında yayımlanan eser, modern Türkiye'nin toplumsal dinamiklerini ve bireylerin bu yapı içindeki yerlerini sorgularken, geçmişe dair anıların ve deneyimlerin önemini vurgular. Bu anlamda, eser, dönemin sosyal ve kültürel yapısını anlamak için bir pencere sunmaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Çocukluk anıları, bireyin kimliğini nasıl şekillendirir ve bu süreçte toplumsal normların etkisi nedir?
Çocukluk anıları, bireyin kimliğini nasıl şekillendirir ve bu süreçte toplumsal normların etkisi nedir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
1963 yılında Ceyhan’da doğdu. Keloğlan, Jules Verne, Orhan Kemal ve Karabaşlarıyla büyüdü. Okula giderken hep karnı ağrıyordu. Yani o öyle zannediyordu... Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi, yine karnı ağrıyordu. Öğretmenlik yaptı, karnının ağrısı geçmiyordu. Yazmaya radyo tiyatroları ile başladı. Öykü, roman, masal türlerinde yapıtlar verdi. Karnının ağrısı geçti. Kitapları n bütün ağrılara iyi geldiğini düşünüyor. Yazarın Komşumuz Çok Acayip adlı romanı 2013 yılında Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı ödülünü almıştır. Sınavsız Hava Sahası adlı oyunu pek çok okulda sahnelenmektedir.
Miyase Sertbarut sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











