Parçalanmış Bir Bütünün Saçılmışlığı
Rilke'nin düşüncelerini bu şekilde seçkiler halinde okumak, bir yandan onun zihninin derinliğine dokunuyor ama öte yandan da—özellikle de olay örgüsü açısından—kronolojik bir akış olmadığı için, bazen kendi kendini tekrar eden bir labirentte dolanıyor gibi hissettim; sanki bir roman değil de, aynı tema üzerine yazılmış notlar okuyormuşum gibi. Yine de tam da bu parçalılık, belki de Rilke'nin asıl amacı olabilir—çünkü sevgiye dair gerçek bir öğretinin ardı sıra gelmesi değil, her sayfada yeni bir açıdan karşılaşılması daha derin bir etki bırakıyor.













