“Gördüm ki Allah devlet güneşini Türk burçlarında doğduruyor, bütün felekleri onların hükümranlığı ile döndürüyor. Onlara Türk adını verip hükümran kılmış ve onları dönemin egemen gücü eylemiş. Dönem insanının idaresini onların eline vermiş ve onları insanların başına getirip hak yolda desteklemiş. Onlara intisap edip yollarında yürüyenleri yüceltiyor, istedikleri her şeye nail eyliyor ve yaramaz insanların eziyetinden koruyor. [O zaman anladım ki] aklı olana yaraşan, oklarına hedef olmaktan korunabilmek için bu insanların tuttuğu yolu tutmaktır. Derdini dinletebilmek ve gönüllerini kazanabilmek için ise onların dilleriyle konuşmaktan daha güzel bir yol yoktur. Bir düşman, korkusundan dolayı gelip onlara sığınınca onu güvende kılarlar. Sonra başkası da ona sığınır ve zararı giderilir. Buhara’nın sözüne güvenilir bir âliminden ve ayrıca Nîşâburlu bir âlimden duydum. Her ikisi de kendilerine ait rivayet zinciri ile şunu naklediyorlardı: Allah Resulü (s.a.v.); kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacağını söylediği sırada ‘Türk dilini öğreniniz; çünkü onların uzun sürecek egemenlikleri vardır.’ buyurdu. Bu hadis doğru ise –ki sorumluluk rivayet edenlere aittir– Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur; yok doğru değilse o zaman da akıl bunu gerektirir.” Dîvânu Lugâti’t-Türk, Kaşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazılan, Türk dilinin ilk sözlüğüdür. Kaşgarlı Mahmud’un devrin Türk illerini bir bir dolaşarak ve doğrudan doğruya kendi derlediği dil malzemesine dayanarak kaleme aldığı elinizdeki bu kitap, yalnızca bir sözlük olmayıp Türkçenin XI. yüzyıldaki dil özelliklerini belirten, ses ve yapı bilgisine ışık tutan bir gramer kitabı; kişi, boy ve yer adları kaynağı; Türk tarihine, coğrafyasına, mitolojisine, folklor ve halk edebiyatına dair zengin bilgiler içeren, aynı zamanda döneminin tıbbı ve tedavi usulleri hakkında bilgi veren ansiklopedik bir eser niteliği de taşımaktadır. Eser Araplara Türkçeyi öğretmek maksadıyla kaleme alındığı için Türkçeden Arapçaya bir sözlük şeklinde tertip edilerek yaklaşık 8000 civarında kelime, madde başı olarak belirlenmiştir. Madde başı olan kelimelerin açıklamaları yapılırken mânalarının daha iyi anlaşılmasını sağlamak maksadıyla deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden örnekler verilmiş ve bunların Arapça tercümeleri de yapılmıştır. Eserde ayrıca Türklerin oturduğu yerlerle münasebette bulunduğu milletleri gösteren “ilk Türk dünyası haritası” da yer almaktadır. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Dîvânu Lugâti’t-Türk – Türk Dilinin İlk Sözlüğü adıyla Türkçeye kazandırılan bu eser, kullanımını kolaylaştıran kapsamlı bir dizinle birlikte okuyucularla buluşuyor.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Dîvânu Lugati't-Türk, Kaşgarlı Mahmud'un 11. yüzyılda kaleme aldığı Türkçe bir sözlük ve dil bilgisi kitabıdır. Eser, Türk dilinin zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Kaşgarlı Mahmud, farklı Türk boylarının dillerindeki kelimeleri ve deyimleri toplayarak, onları açıklamakta ve örnek cümlelerle desteklemektedir. Kitap, yalnızca bir dil kitabı olmanın ötesine geçerek, Türk kültürüne dair önemli bilgileri de içermektedir. Mahmud, eserinde Türk halklarının geleneklerini, yaşam tarzlarını ve inançlarını da ele alarak, okuyucuya dönemin sosyal yapısını sunar. Ayrıca, eser, Arapça açıklamalarla zenginleştirilmiş olup, Arap dünyasına Türkçeyi tanıtma çabasını yansıtır. Dîvânu Lugati't-Türk, Türk dili ve edebiyatı için bir dönüm noktası olmasının yanı sıra, Türk kimliğinin şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Dîvânu Lugati't-Türk, Türk dili ve kültürüne dair önemli bir eser olarak, dilin zenginliğini, tarihsel gelişimini ve etnik kimliği ortaya koymaktadır. Kaşgarlı Mahmud, bu eseriyle Türklerin dilini ve kültürünü sistematik bir şekilde derleyerek, sözlük ve ansiklopedik bir başvuru kaynağı oluşturmuştur. Eser, yalnızca dil bilgisi açısından değil, aynı zamanda Türk halklarının yaşam biçimlerini, geleneklerini ve sosyal yapısını da yansıtarak, okuyucuya derin bir kültürel bakış açısı sunar. Tema, Türk dilinin ve kültürünün korunması ve geleceğe taşınması üzerine odaklanır, bu da eserin tarihsel önemini daha da artırır.
Dîvânu Lugati't-Türk'te belirgin bir karakter yoktur; ancak Kaşgarlı Mahmud'un kendisi, eserin yazarı olarak ana figürü temsil etmektedir. Kaşgarlı Mahmud, Türk dil ve kültürüne olan derin sevgisi ve bağlılığıyla dikkat çeker. Eserinde, dili ve kültürü kaydetme çabası, onun karakterinin ana özelliklerini yansıtır. Aynı zamanda, Mahmud'un farklı Türk boylarını tanıma ve anlatma isteği, onun hoşgörülü ve araştırmacı kişiliğini açığa çıkarır. Bu bağlamda, Mahmud bir köprü vazifesi görerek, Türk dünyasının çeşitliliğini ve birliğini vurgulayan bir karakter olarak öne çıkar.
Dîvânu Lugati't-Türk, sadece bir dil bilgisi eseri olmanın ötesinde, Kaşgarlı Mahmud'un psikolojik olarak Türk kimliğine ve kültürüne olan derin bağlılığını da yansıtır. Mahmud, Türk halklarının dillerini ve kültürel özelliklerini derleyerek, kendi kimliğini ve aidiyetini pekiştirmektedir. Bu eser, yazarın milletine olan sevgi ve saygısını, aynı zamanda Türk kültürünün korunmasının önemini vurgulayan bir psikolojik derinlik taşımaktadır. Mahmud'un, dilin ve kültürün kaybolma tehlikesini hissetmesi, onun eserine duyduğu sorumluluğu artırır. Bu durum, Mahmud'un yalnızca bir dil bilimci değil, aynı zamanda bir kültürel koruyucu olarak da karşımıza çıkmasını sağlar.
Dîvânu Lugati't-Türk, dil ve kültür üzerine derin felsefi sorgulamalar yapma imkânı sunar. Dil, insanın düşünce yapısını ve dünyayı algılayış biçimini şekillendiren en önemli araçtır. Kaşgarlı Mahmud, bu eseriyle dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir kimlik ve kültür taşıyıcısı olduğunu da ortaya koymaktadır. Türk dilinin zenginliği, farklı düşünce tarzlarının ve yaşam biçimlerinin de bir ifadesidir. Bu bağlamda, eser, dil felsefesi açısından önemli bir metin olarak değerlendirilebilir. Mahmud'un dili derleme çabası, dilin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği felsefesini de öne çıkarır.
Dîvânu Lugati't-Türk, 11. yüzyılda kaleme alınmış olup, Türk tarihinin önemli bir parçasını oluşturur. Bu dönem, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya göç ettiği, çeşitli kültürel etkileşimlerin yaşandığı bir süreçtir. Kaşgarlı Mahmud, eseriyle Türk dilinin ve kimliğinin korunmasına katkıda bulunmuş, Türklerin tarih sahnesindeki yerini sağlamlaştırmıştır. Eser, dönemin siyasi, sosyal ve kültürel yapısını yansıtması açısından da önemli bir kaynaktır. Mahmud'un, farklı Türk boylarının dillerini ve kültürlerini derlemesi, o dönemki Türk toplulukları arasındaki etkileşimlerin ve çeşitliliğin bir göstergesidir. Bu sebeple, Dîvânu Lugati't-Türk, Türk tarihinin anlaşılmasında önemli bir referans noktasıdır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Kaşgarlı Mahmud, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 11 kitabı yer alıyor. Kitapları 2000-2025 yılları arasında AKIL FİKİR YAYINLARI, ANTİK YAYINLARI, EĞİTİM YAYINEVİ etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 783 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Doğu Klasikleri kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Divanü Lugat-it- Türk / Türk Dili Divanı” (okur puanı 8.38). Litopya okurları bu kitaplara 115 puan ve 3 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.30.
Kaşgarlı Mahmud sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri