Ölüm Ortasında Yaşamak
Decameron'u okurken en çok şaşırdığım şey, veba salgınının gölgesinde anlatılan hikayelerin ne kadar canlı, neşeli ve hayat dolu olması. Boccaccio'nun bu on gün boyunca ölümden kaçan insanları değil, tam tersine yaşama sarılan insanları bize göstermesi beni derinden etkiledi—sanki kendi hayatımızın ne kadar kırılgan olduğunu fark ettim. Her öyküyü okudukça, karakterlerin aşkları, hırsları, aptalca kararları ve zarafetiyle birlikte, insanın ölüm karşısında nasıl da tutunmaya çalıştığını, neşe aradığını gördüm ve bunun ne kadar insan olduğunu hissettim. Kitabı bitirdiğimde sadece eğlenmiş değildum—içimde, ortaçağdan günümüze taşınan bir tür melankolik umut kalmıştı.










