Dedemin Gizemli Dükkanı hakkında gönderi yaz
Düşüncelerini, izlenimlerini ya da kısa bir notu paylaş.
Gönderi YazZAMANIN VE KELİMELERİN ARDINDAKİ "PİNHÂN" SIRLARIN PEŞİNDE: ÇOCUK EDEBİYATINA YAZARIN PENCERESİNDEN BAKIŞ
Merhaba Değerli Litopya Okurları ve Edebiyat Dostları,
Kelimelerin ardındaki o "gizli" gerçekleri keşfetme arzusuyla çıktığım yazın yolculuğunda; polisiye kurguların çıkmaz sokaklarından psikolojik gerilimlerin derinliklerine kadar pek çok farklı türde kalem oynattım. Ancak bir yazar olarak beni en çok heyecanlandıran ve zihnimi tazaleyen deneyimlerden biri, çocukların o saf ve sınırsız hayal dünyasına dokunmak oldu.
Çocuk edebiyatı alanındaki eserlerimden "Dedemin Gizemli Dükkânı - Kadim Mirasın İzinde", görünüşte Arda ve Mehmet adında iki cesur çocuğun bir saatçi dükkânında başlayan macerasını anlatıyor. Ancak kitabın arka planında, yetişkinlerin telaşlar içinde unuttuğu son derece hayati kavramları çocuksu bir bakış açısıyla yeniden hatırlatma gayesi yatıyor.
Bu seriyi kurgularken kendime şu soruları sordum:
-Ekranların donuk ışığına gömülen bir dünyada, kaybolan saniyelerin kıymetini çocuklara nasıl hissettirebiliriz?
-Gürültünün her yeri kapladığı bir çağda "gerçekten dinlemenin" ve sabrın bir süper güç olduğunu nasıl anlatabiliriz?
-Ve en önemlisi; dışarıdan bakıldığında korkutucu görünen "canavarların", aslında sadece anlaşılmayı bekleyen yardıma muhtaç birer dost (veya kendi önyargılarımız) olabileceğini nasıl gösterebiliriz?
Dedemin Gizemli Dükkânı, paslı bir teleskopun galaksilere açılan bir pencereye dönüşebileceğini, toprağın altında devasa bir saatin kalbinin attığını ve doğayla kurduğumuz sevgi bağının dünyayı güzelleştireceğini vurgulayan 5 büyük yolculuktan oluşuyor. Evrensel temaları yerel motiflerle ve bilmecelerle harmanlayarak, okuru sadece bir hikâyenin takipçisi değil, sürecin aktif bir parçası yapmayı hedefledim.
Siz edebiyatseverlerin, eleştirmenlerin ve okurların görüşleri benim için son derece kıymetli. Bir eserin gerçek yolculuğu, okurunun zihninde tamamlandığı andır.
Çocuk edebiyatına, zamanın ruhuna ve bu kurgunun arka planına dair her türlü düşüncenizi, eleştirinizi ve sorularınızı duymaktan mutluluk duyarım.
Görüşmek üzere,
S. Pinhân
"“Dedem hep derdi,” diye mırıldandı Arda, tezgâhın altındaki gizli bölmeye elini uzatırken. “Zaman, kıymetini bilmeyenlerin avucundan kum gibi akıp gider.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Doğa Elçisinin İlk Görevi!
Artık boynunda görünmez bir Meşe Madalyonu taşıyormuşsun gibi düşün! İşte bir Doğa Elçisi olarak ilk resmi görevin:
Gözlem Yap: Pencereden dışarı bak ve rüzgârın yapraklarla ne konuştuğunu hayal et.Dostuna Yardım Et: Susamış bir bitkiyi sula veya kuşlar için pencere önüne bir kap su bırak.Söz Ver: Doğayı sadece kullanmayacağına, onu Arda ve Mehmet gibi koruyacağına dair kendine sessiz bir söz ver."
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Zaman, sadece bir saatin kadranında dönen o ince metal çubuklardan ibaret değildir. Arda ve Mehmet’in dedesinin o küçük, tozlu dükkânında öğrendiğimiz en büyük ders buydu: Gerçek zaman; bir dostun elini sımsıkı tuttuğumuzda, bir canlının yarasını sardığımızda veya gökyüzüne bakıp imkânsız bir rüya kurduğumuzda asıl ritmini
bulur."
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Arda, dedesinin o meşhur, tozlu tezgahından aşağı çevik bir hareketle atladı. “Ne oldu yine? Mahallenin huysuz köpekleri mi peşine düştü?”
“Hayır, bu sefer başka,” dedi Mehmet dükkânın içine dalarak."
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Arda, dedesinin o meşhur, tozlu tezgahından aşağı çevik bir hareketle atladı. “Ne oldu yine? Mahallenin huysuz köpekleri mi peşine düştü?”
“Hayır, bu sefer başka,” dedi Mehmet dükkânın içine dalarak."
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Neler oluyor Arda?” dedi Mehmet, elleriyle kulaklarını kapatarak. “Sanki herkesin kulaklarına görünmez pamuklar tıkanmış gibi!”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Sadece demirle değil, sevgiyle dönerim. Bana toprağın neden yaşatılmaya değer olduğunu anlat.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Küçük Gezginlere Bir Görev!
Saniyeleri hırsızların elinden kurtardık ama onları korumak şimdi senin elinde! Bugün bir dakikalığına gözlerini kapat ve sadece etrafındaki sesleri dinle. Bakalım o “60 saniyenin” içine kaç tane farklı ses sığdırabileceksin?"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Arda gözünü teleskopa yaklaştırdı ve fısıldadı:
“Çıtır’ın gökyüzünde sosislerden yapılmış bulutların
üzerinde koştuğunu hayal ediyorum!”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Köklerim vardır ama ağaç değilim, Derinlere inerim ama kuyu değilim. Üzerimde yürürsün ama yol değilim, Sevgiyle bakarsan sana hayat veririm.
Peki, ben kimim?”
(Bu bilmecenin cevabı, V. Kitap: Fısıldayan Tohum ve Toprağın Kalbi macerasında, toprağın derinliklerinde seni bekliyor!)"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Kalbinin sabrıyla dolacak olan bu sayfalarda, en büyük konuşmanın aslında “dinlemek” olduğunu öğreneceksin."
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Gerçek canavar, kalbinde nefret taşıyandır. Yaralı bir dosta elini uzatacak kadar cesur musun?”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Haritanın kenarında şu yazı belirdi:
“Gözlerinle değil, cesaretinle bak. Gölgeler, sadece ışıktan korkar.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Anladınız mı evlatlarım? Dinlemek, sadece kulakla yapılan bir iş değildir. Dinlemek, karşındakine kalbinden bir parça sabır hediye etmektir. Toprak filize sabrederse çiçek açar, insan insana sabrederse gönül açılır.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Biliyor musun Mehmet?” dedi Arda dondurmasından koca bir ısırık alarak. “Dünyanın en iyi saati bile şu anı geri getiremez. O yüzden bu anın her saniyesinin tadını çıkaracağım.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Korku, bilmediğimiz şeylerin gölgesidir. Belki de içerisi anlattıkları gibi değildir.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"Tam o sırada pusula masanın üzerinde titremeye başladı ve camının üzerinde ince, parlayan bir yazı belirdi: “Duymak için sus, anlamak için dinle. Sayfalar kalbin sesiyle dolar.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Ağzım yok ama her şeyi anlatırım, Gürültü gidince hemen ortaya çıkarım. Eğer beni ismimle çağırırsan, O anda hemen bozulur, kaybolurum. Peki, ben kimim?”
Unutma, bu bilmecenin cevabı III. Kitap:
Görünmez Harita ve Sisli Orman macerasının ilk sayfasında, gizemli bir haritanın köşesinde saklı olacak!"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Dokunamazsın bana, ama hissedersin her an. Bazen bir tavşan gibi koşarım, bazen bir kaplumbağa gibi dururum inan. Kullanmazsan uçup giderim elinden sessizce, En büyük hazinenim ben
hem gündüz hem gece. Peki, ben kimim?”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
"“Kendi sesini duydun, dostunun sesini duydun. Şimdi, sessizliğin sesini bul. Son kelime, en çok susanda saklı.”"
— Dedemin Gizemli Dükkanı
Yetişkin olmama rağmen kitabı okumaya başladığımda kendi unuttuğum bazı değerleri yeniden hatırladım; zamanın kıymetini, sabrı, empatiyi, birlikte hareket etmeyi ve doğayı korumayı çok tatlı bir macera üzerinden anlatıyor. Hem büyüklerin kaybolan o çocuksu bakış açısına dokunan hem de çocuklara harika bir rehber ve örnek olabilecek, kendi türünde gerçekten öne çıkan mükemmel bir eser.
Günün Sorusu: Bu kitabı bitirdiğinizde, günlük hayatın koşturmacası içinde en çok hangi duygunuzu ya da değerinizi rafa kaldırdığınızı fark ettiniz?
"Unutmayın; en büyük keşifler, haritada olmayan yerlere gidenler tarafından değil, bakmayı bilen gözler ve hissetmeyi bilen kalpler tarafından yapılır."
— Dedemin Gizemli Dükkanı