Deli mi, yoksa çok mı duyarlı?
Özgür Bacaksız'ın bu günce, karakterin içsel çöküşünü takip etmek başta çekici geliyordu ama yarısında fark ettim ki ana karakter aslında kendisiyle çok fazla meşgul — başkalarıyla olan ilişkileri neredeyse hiç derinleşmiyor, hep yüzeysel kalıyor. Yazar bunu belki de kasıtlı yapıyor, yalnızlığın doğal sonucu olarak gösteriyor, ama ben karakterin bu kapalılığından sıkıldığım an kitap da bana sıkıcı gelmeye başladı. Yine de yazı tarzı ve günce formatının verdiği iç monolog samimiyeti vardı; karakterin neden böyle kalmış kaldığını anlamaya çalışırken, aslında kendimi de biraz sorguladığımı itiraf etmeliyim.











