"Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."" — Dem Bu Demdir Saat Bu Saat / Gönül Sadası'ndan Akisler 4
“Geçti gün ferdâyı ko Sâat bu sâat dem bu dem.” Şeyh Gâlib “İyi bir sohbet, dehlizlerinde kaybolmayı göze aldığınız bir karşılıklı konuşmadır. Bu sohbette sadece iki insan konuşmaz, iki dudak üzerinden geçmişin büyük ruhları da söz alır, söze karışır, fikir serdeder. Her dönemeçte debisini artıran bir ırmak gibi başka sesleri de içine alan bir sohbet giderek gümrahlaşır. Sükût da söz alır iyi bir sohbette ve ‘sessizliğin sesi’ dile gelir. Yüzler, gözler, gözyaşları ve gülücükler konuşur. Gerçek benliğimizi dürüstçe ortaya serdiğimiz böyle bir konuşma bize dönüşme imkânı verir. Söz suskunluğun yükünü alır, o yüzden insan kendi sesini duyduğu, kendi şarkısını bulduğu anda suskun umarsızlığın zırhını delmeli ve kendi şarkısını şakımalı.” Kemal Sayar “Dem Bu Demdir Saat Bu Saat” Sadettin Ökten ile Kemal Sayar’ın benzersiz radyo sohbetlerinden oluşan “Gönül Sadası’ndan Akisler” serisinin dördüncü cildi. Ökten ve Sayar, “mutlak hakikati” ararken kaybolmayı da göze alarak başlıyorlar bu sohbete ve yüreklerinin izinden gidiyorlar. Onlara eşlik edelim… Dem Bu Demdir Saat Bu Saat…
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Kemal Sayar, 'Dem Bu Demdir Saat Bu Saat' eserinde, zaman kavramını derinlemesine inceliyor. Eser, zamanın geçiciliği ve insanın bu geçicilikle mücadelesini ele alarak, okuyucuya varoluşsal bir sorgulama sunuyor. Sayar, zamanın sadece bir ölçüm aracı olmadığını, aynı zamanda ruhsal bir deneyim olduğunu vurguluyor. Kitap, bireyin hayatında zamanın nasıl bir rol oynadığına dair içsel düşüncelerle dolu. Yazar, anı biriktirme çabasını ve zamanın geçişini sorgulayarak, okuyucuyu kendi yaşamlarına dair düşünmeye teşvik ediyor. Zamanın akışı içerisinde insanın duygusal durumları, ilişkileri ve anıları üzerinde duruluyor. Sayar, zamanın insan ruhu üzerindeki etkilerini incelerken, okuyucularını da bu derin düşünce yolculuğuna davet ediyor.
Prof. Dr. Kemal Sayar'ın 'Dem Bu Demdir Saat Bu Saat' adlı eseri, zamanın insan hayatındaki etkilerini ve varoluşsal sorgulamaları derinlemesine ele alıyor. Zaman kavramı, insanların yaşamları üzerindeki etkileriyle birlikte, bireysel ve toplumsal düzeyde inceleniyor. Eserde, zamanın geçiciliği ile insanın anı biriktirme çabası arasındaki gerilim, okuyucuya düşünsel bir yolculuk sunuyor. Sayar, zamanın sadece bir ölçüm aracı olmadığını, aynı zamanda ruhsal ve duygusal bir deneyim olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda, insanın içsel dünyası ve dışsal gerçeklik arasındaki ilişki, eserde önemli bir tema oluşturuyor. Yazarın hitabet yeteneği ve derin gözlemleri, okuyucuyu zamanın doğasına dair yeni bakış açıları geliştirmeye teşvik ediyor.
Bu eserde belirli bir karakter analizi yapılmamaktadır. Ancak, yazarın kendisi, düşüncelerini ve kişisel deneyimlerini okuyucuyla paylaşarak bir karakter gibi ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Kemal Sayar, derin bir düşünce yapısına ve zengin bir içsel dünyaya sahip bir birey olarak, zaman, yaşam ve insan ilişkileri üzerine derinlemesine düşünceler sunuyor. Kendi yaşam deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak, okuyucuya samimi bir şekilde hitap ediyor. Bu bağlamda, yazarın karakteri, okuyucuyla empati kurma yeteneği ve düşünme biçimiyle öne çıkıyor.
Kemal Sayar, 'Dem Bu Demdir Saat Bu Saat' eserinde, zamanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ele alıyor. Zamanın geçiciliği, insanın kaygılarını, korkularını ve umutlarını şekillendiriyor. Sayar, bireylerin geçmişle olan ilişkilerini ve geleceğe dair beklentilerini sorgularken, zamanın psikolojik olarak nasıl bir yük getirdiğini ortaya koyuyor. Zaman, bireyin kimliğini ve ruh halini etkileyen önemli bir faktör olarak işleniyor. Yazar, insanın zaman içerisinde yaşadığı duygusal dalgalanmaları ve anıların nasıl bir yük taşıdığını analiz ediyor. Bu bağlamda, okuyucuya zamanın psikolojik boyutları üzerine düşünme fırsatı sunuluyor.
Eserde, zaman kavramı felsefi bir derinlik kazanıyor. Kemal Sayar, zamanı sadece bir fiziksel olgu olarak değil, insanın varoluşsal deneyimlerinin bir parçası olarak ele alıyor. Zaman, insanın yaşamının anlamını ve değerini sorgulamasına neden olan bir araç olarak tasvir ediliyor. Sayar, zamanın doğasının geçici olduğunu vurgularken, okuyucuya anın değerini anlaması için bir çağrıda bulunuyor. Bu bağlamda, zamanın insana sunduğu fırsatlar ve sınırlamalar üzerine derin düşüncelere yer veriliyor. Yazar, zamanın felsefi boyutunu ele alarak, bireyin yaşamına dair sorgulamalar yapmasını teşvik ediyor.
Bu kitap için yeterli bilgi bulunamadı.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
"Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."" — Dem Bu Demdir Saat Bu Saat / Gönül Sadası'ndan Akisler 4
İçerik eklemek için giriş yap.
Dil ve Anlatım Üslubu
Kemal Sayar'ın 'Dem Bu Demdir Saat Bu Saat' kitabında, dilin akıcılığı ve derin düşüncelerle dolu anlatım tarzı başlangıçta etkileyici gelse de, zaman kavramını sorgulayan bu derinlikteki düşünceler bazen fazla karmaşık ve soyut hale geliyor. Yazarın yoğun felsefi yaklaşımı, zamanın geçiciliği üzerine düşündürmek isterken, okuyucuyu kaybolmuş hissettirebiliyor ve bu da benim için hayal kırıklığı yarattı.
Anı Yakalamak Zor Ama Gerekli
Sayar'ın zamanın geçiciliği üzerine kurduğu bu metin beni içsel bir yolculuğa çıkardı — her sayfada kendi zamanım hakkında sorgulamalar başladı. Ama açıkçası, bu felsefi derinlik bazen kurguya hakim olup, yaşanan anları somutlaştırmaktan ziyade soyut kalıyor; kişisel anılarla daha çok örnek verilse, okur olarak daha fazla tutunabilecek bir yer bulabilirdim. Yine de, anın kıymeti konusundaki gözlemleri o kadar samimi ve dokunucu ki, okurken fark etmeden kendi hayatımı yeniden yaşıyor gibi hissettim.
Sohbetin İyileştirici Gücü
Sayar'ın bu kitabı, gerçek diyaloğun — sadece söz değil, sessizlik, göz kontağı ve içtenlikle kurulan — insanı nasıl dönüştürebileceğini çok güzel anlatıyor; ama ben kimi yerlerde hocayla tamamen hemfikir olamadım: özellikle modern insanın bu tür 'derinlikli sohbet'e ne kadar zaman ayırabileceği sorusunun yanıtlanmaması, kitabı biraz idealist kılıyor bana. Yine de Şeyh Gâlib'in mısrasından hareketle anlattığı, anın ve buradaki ilişkinin kurtarıcı gücü hakkındaki düşünceler, çok sıkışmış bir hayat yaşayan birisi olarak beni kendi daha dürüst konuşmalarımı sorgulamaya itti.
İçerik eklemek için giriş yap.
“"Hüzün duyabilen her ruh iyiliğe de muktedirdir."”
“Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."”
“"Hüzün duyabilen her ruh iyiliğe de muktedirdir."”
İçerik eklemek için giriş yap.
Kemal Sayar'ın eserinde zamanın geçiciliği ile ilgili en çarpıcı bulduğunuz düşünce nedir?
Kemal Sayar'ın eserinde zamanın geçiciliği ile ilgili en çarpıcı bulduğunuz düşünce nedir?
Zamanın insan hayatındaki yeri ve önemi nedir? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Zamanın insan hayatındaki yeri ve önemi nedir? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
1966 Ordu doğumludur. Psikiyatr ve şâir. Eskişehir Anadolu Lisesi ve Hacettepe Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri ihtisası yaptı. Bir dönem televizyon programları da hazırlayan yazar halen yazılarının yanı sıra mesleğini sürdürmektedir.
Prof. Dr. Kemal Sayar sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri
“"Sabredin, hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz."”
“"Sabredin, hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz."”
“"Sabredin, hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz."”
“Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."”0
“"Hüzün duyabilen her ruh iyiliğe de muktedirdir."”
“Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."”
“Denir ki, "Sessizlik aslında bir şeyin yokluğu değil, her şeyin varlığıdır."”