Doç. Dr. Yeliz YEŞİL, Kapaklı/Tekirdağ doğumludur. İlk ve ortaokulu Ankara Arı Koleji’nde tamamlamıştır. Ankara Gazi Anadolu Lisesi’nde lise eğitimini tamamlamış, lisans derecesini Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde ve yüksek lisans derecesini Ortadoğu Teknik Üniversitesi-METU-Department of Educational Sciences-Human Resources Development In Education bölümünde tamamlamıştır. Doktora derecesini Sakarya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden almıştır. Tez başlığı “Kobilerde Eğitim ve Geliştirmenin Örgütsel Bağlılıkla İlişkisi: Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde Bir Araştırma”dır. 1999-2002 yılları arasında Türk Ticaret Bankası Genel Müdürlük’te insan kaynakları departmanında insan kaynakları uzman yardımcısı olarak ve başka diğer kurumlarda insan kaynakları ve eğitim şefi olarak çalışmıştır. 2008-2015 yılları arasında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Söğüt MYO’da “Öğretim Görevlisi” ve 2015-2017 yılları arasında “Yrd. Doç. Dr.” olarak görev almıştır. 2017 yılından 2019 Haziran ayına kadar Trakya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nde “Dr. Öğr. Üyesi” olarak çalışmıştır. 2019 Haziran ayında Doç. Dr. unvanı almıştır. Sosyal politika-dezavantajlı gruplar, insan kaynakları ve mesleki eğitim alanlarında yayınları mevcuttur.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Yeliz Yeşil'in 'Deprem ve Dezavantajlı Gruplar' adlı eseri, deprem gibi doğal felaketlerin toplum üzerindeki etkilerini ele alırken, özellikle dezavantajlı grupların yaşadığı sıkıntılara odaklanmaktadır. Kitap, Türkiye’deki depremler bağlamında, bu grupların nasıl etkilendiğini, toplum içinde marjinalleşmiş bireylerin yaşadığı zorlukları ve bu zorluklarla başa çıkma mekanizmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Eser, deprem sonrası acil durum yönetimi ve yeniden yapılanma süreçlerinin adil ve kapsayıcı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dair vurgular yapmaktadır. Yazar, farklı sosyal ve ekonomik geçmişlere sahip bireylerin gözünden, bu süreçlerin nasıl işlediğini, toplumsal dayanışmanın önemini ve afet sonrası yaşanan psikolojik etkileri ele alarak, okuyucuya derin bir anlayış kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitap, hem akademik hem de toplumsal bir perspektifle, felaketlerin yarattığı eşitsizlikleri gözler önüne sererken, bu konuda farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.
Kitap, deprem gibi doğal afetlerin dezavantajlı gruplar üzerindeki etkilerini ele alarak toplumsal adalet ve eşitlik temalarını irdelemektedir. Yazar, deprem sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde ve acil durum yönetiminde, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan marjinalleşmiş bireylerin yaşadığı zorlukları vurgulamakta; bu grupların ihtiyaçlarının göz ardı edilmediği bir yaklaşımın önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu durumun bireylerin psikolojik sağlığı, sosyal dayanışma ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkileri de tartışılmaktadır. Kitap, deprem sonrası süreçlerde, adil ve kapsayıcı politikaların geliştirilmesi gerektiğine dair güçlü bir mesaj vermektedir.
Bu kitapta belirgin bir karakter analizi bulunmamaktadır; ancak dezavantajlı grupların temsil edildiği bireyler üzerinden toplumsal bir bakış açısı sunulmaktadır. Yazar, farklı sosyal ve ekonomik arka planlara sahip bireylerin deprem sonrası yaşadıkları travmaları, kayıpları ve mücadeleleri anlatırken, bu bireylerin dayanıklılıklarını ve toplumsal bağlarını da ön plana çıkarmaktadır. Her bir birey, kendi hikayesi ve yaşadığı zorluklarla, genel bir portre oluşturmakta ve okuyucuya derin bir empati kazandırmaktadır.
Kitap, dezavantajlı grupların deprem sonrası yaşadığı psikolojik travmalara ve bu travmaların uzun vadeli etkilerine dair önemli bulgular sunmaktadır. Depremin yarattığı kayıplar, belirsizlik ve yeniden yapılanma sürecinin zorlukları, bireylerin psikolojik sağlığını derinden etkileyebilir. Yazar, bu süreçte yaşanan kaygı, korku, umutsuzluk gibi duyguların yanı sıra, dayanışma ve destek mekanizmalarının bireylerin iyileşme süreçlerindeki rolünü de vurgulamaktadır. Sosyal bağların güçlendirilmesi, toplumsal destek ve empati, bu bireylerin psikolojik iyilik hallerini artırmada kritik öneme sahiptir.
Eser, deprem sonrası toplumsal eşitlik ve adalet temalarını felsefi bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazar, doğal felaketlerin insan hayatındaki eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğini savunurken, bu durumun insan hakları ve adalet anlayışını sorgulatmaktadır. Felsefi olarak, afetlerin sadece fiziksel yapıları değil, aynı zamanda sosyal yapı ve ilişkileri de nasıl dönüştürdüğünü irdelemektedir. Kitap, toplumun dayanıklılığı, bireylerin hakları ve sosyal sorumluluk gibi kavramlar etrafında dönerken, okuyucuya derin düşünceler sunarak, felsefi bir tartışma alanı açmaktadır.
Tarihsel bağlamda, Türkiye’nin sık yaşadığı depremler, toplumun sosyal yapısını ve ekonomik dengesini derinden etkilemiştir. Kitap, bu tarihsel süreçte, dezavantajlı grupların maruz kaldıkları ayrımcılığı ve dışlanmayı ele almaktadır. Yazar, geçmişte yaşanan büyük depremler sonrası uygulanan yeniden yapılanma politikalarının bu gruplar üzerindeki etkilerini değerlendirirken, tarihsel eşitsizliklerin nasıl kalıcı hale geldiğini de tartışmaktadır. Bu tarihsel perspektif, günümüzdeki afet yönetimi ve sosyal politikaların geliştirilmesinde önemli dersler çıkarmak adına yol göstericidir.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri