Tarih ve Kurgu Arasında Sıkışan Okur
Devlet Ana'nın en büyük gücü, Osmanlı'nın kuruluşunu anlatırken halk ve devlet arasındaki gerginliği iki paralel hikayeyle göstermesi—ama işte orada da sorun başlıyor: bazen tarihsel gerçekliği romansal akışa kurban veriyor, karakterler ideolojik konuşmacı gibi davranıyor ve olay örgüsü bu ağır söylevlerin altında biraz kayıp oluyor. Yine de Tahir'in bu coğrafyaya kök salmış insanın tabiatlı portrelerini çizerken kurguladığı dünya o kadar etkileyici ki, okurken zaman zaman "neden bu kadar didaktik olması gerekiyordu?" diye soruyorsun kendine.















