5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157, 158.maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık eylemleri ile hazırladığım bu eseri uygulamada karşımıza çıkan sorunların aşılmasına yardımcı olacağı düşüncesi ile sizlerin beğenisine sunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden sonra hukuk tarihimizde büyük bir devrim olarak nitelendirilen Bölge Adliye Mahkemeleri ilk dereceli mahkemelerce verilen hükümlerin yerindelik denetimini yapmaya başlayarak ilamlar vermeye başlamışlardır. Bu eserde ağırlıklı olarak, dolandırıcılık suçu ile ilgili verilen ilk dereceli mahkeme kararlarının yerindelik denetimini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. ve 22.Ceza Daireleri’nin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10.Ceza Dairesi’nin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesi’nin, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi’nin, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi’nin, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesi’nin, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi’nin ve ilk dereceli mahkemeler ile Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların yerindelik denetimin yapan Yargıtay 15.Ceza ile Yargıtay 11.Ceza Daireleri’nin ve direnme veya itiraz üzerine verilen kararların yerindelik denetimini yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2016-2017 tarihli ilamlarına yer verilerek ve TCK.nın genel hükümleri ile birlikte dolandırıcılık suçu açıklanarak uygulamada en çok karşımıza çıkan spesifik sorunlara çözüm bulunmaya çalışılmıştır. Yedi bölümden oluşan eserin birinci bölümünde dolandırıcılık suçlarının anlaşılmasına yardımcı olacak bir suçun hukuki konusu, kanunilik unsuru, fail, mağdur, fiil, netice, nedensellik (illiyet) bağı ile ve konudan ibaret maddi unsur, manevi unsur, hukuka aykırılık unsurlarının tanımı yapılarak açıklanmıştır. İkinci bölümünde TCK.nın 157.maddesinde yer verilen basit dolandırıcılık suçu hile unsuru üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde, TCK.nın 158. maddesinde yer verilen nitelikli dolandırıcılık suçunun seçimlik hareketleri olan “dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık eylemleri ayrı ayrı açıklandıktan sonra, dördüncü bölümde, basit ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının ağırlatıcı ve daha az cezayı gerektiren sebepleri ile şahsi cezasızlık veya indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepleri ve etkin pişmanlık kavramları üzerinde durulmuş, beşinci bölümde, teşebbüs, içtima ve iştirak olarak suçların özel görünüş şekillerine yer verilmek sureti ile ilk beş bölümdeki tüm kavramlar madde gerekçeleri ile birlikte yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Daireleri ile Yargıtay İlgili Ceza Daireleri Ceza Genel Kurulu’nun ilamları esas alınarak açıklanmaya çalışılmıştır Altıncı bölümde, uygulamada önem arzeden dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasına katılma usulü üzerinde durulmuş ve yedinci bölümde ise, dolandırıcılık suçu ile uygulamada en çok karşımıza çıkan benzer suçlardan olan piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon), güveni kötüye kullanma, hırsızlık, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması, bilişim suçları, zimmet ve irtikap suçlarının karşılaştırılması yapılmıştır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Dolandırıcılık, Mert Asker Yüksektepe'nin hukuk alanında önemli bir eseridir ve dolandırıcılık olaylarının karmaşık doğasını irdelemektedir. Kitap, dolandırıcılığın sadece bireyler arası bir hile değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu vurgular. Yazar, çeşitli dolandırıcılık türlerini ve bu türlerin hukuki boyutlarını detaylı bir şekilde ele alırken, dolandırıcıların motivasyonlarını, hedeflerini ve mağdurların yaşadığı travmaları da inceler. Eser, gerçek hayattan alınan örneklerle dolandırıcılığın nasıl gerçekleştiğini ve bu olayların sonucunda ortaya çıkan hukuki süreçleri gözler önüne serer. Okuyucu, bu bağlamda dolandırıcılığın hem bireysel hem de toplumsal etkilerini anlamakta ve hukuk sisteminin bu tür suçlarla nasıl başa çıktığını kavramakta zorlanmayacaktır. Sonuç olarak, Dolandırıcılık, okuyuculara hukukun doğasını ve dolandırıcılığın toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini derinlemesine düşünme fırsatı sunmaktadır.
Dolandırıcılık, hukukun ve etik değerlerin sorgulandığı bir eser olarak öne çıkmaktadır. Kitap, toplumsal düzenin nasıl bozulduğunu, bireylerin ahlaki çöküşlerini ve dolandırıcılığın bireyler üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Mert Asker Yüksektepe, dolandırıcılığın sadece bir suç olmanın ötesinde, insan ilişkilerini ve güven duygusunu nasıl zedelediğini ortaya koyar. Eser, dolandırıcılık olgusunun sosyal, ekonomik ve psikolojik yönlerini ele alarak okuyucuya geniş bir perspektif sunar. Bu bağlamda, dolandırıcılık, bireylerin hayatta kalma mücadelesinin bir parçası olarak da yorumlanabilir. Yazar, bu temalar etrafında dönen olayları ve karakterleri ustaca inşa ederek, okuyucunun zihninde kalıcı izler bırakmayı hedefler.
Bu kitap için yeterli bilgi bulunamadı.
Bu eser, dolandırıcılığın psikolojik yönlerine de dikkat çekmektedir. Dolandırıcıların genellikle manipülatif kişilik özelliklerine sahip olduğu, empati yoksunluğu ve dürtü kontrolü problemleri yaşadığı vurgulanır. Ayrıca, mağdurların yaşadığı psikolojik travmalar, güven kaybı ve sosyal izolasyon gibi sorunlara yol açmaktadır. Yazar, bu bağlamda dolandırıcılığın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyerek, bireylerin bu tür olaylara nasıl tepki verdiklerini ve bu tepkilerin hangi psikolojik mekanizmalarla şekillendiğini açıklamaktadır. Dolandırıcılığın bireylerin ruhsal durumunu nasıl etkilediği ve toplumsal bağları nasıl zayıflattığı üzerine yaptığı analiz, okuyuculara önemli bir perspektif sunmaktadır.
Dolandırıcılık, etik ve ahlak felsefesi açısından da önemli tartışmalara kapı aralamaktadır. Yazar, dolandırıcılığın sadece bir suç değil, aynı zamanda bir ahlaki çöküş olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Bu bağlamda, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda başkalarını kandırmasının felsefi boyutları incelenir. Dolandırıcılığın insan doğasının karanlık yönlerini, güven, sadakat ve ahlaki değerler gibi kavramlarla ne ölçüde etkilediği sorgulanır. Yüksektepe, okuyucuları dolandırıcılığın sonuçları üzerine düşünmeye teşvik ederken, aynı zamanda bireylerin ahlaki sorumluluklarını da hatırlatmaktadır. Bu felsefi tartışmalar, dolandırıcılığın yalnızca bireysel bir eylem değil, toplumsal bir sorun olduğunu ortaya koyar.
Dolandırıcılık, tarih boyunca insanlıkla birlikte var olan bir olgudur. Yazar, kitabında dolandırıcılığın tarihsel bağlamını da ele alarak, farklı dönemlerde ve toplumlarda nasıl farklı biçimlerde ortaya çıktığını incelemektedir. Antik dönemlerden modern çağa kadar, dolandırıcılığın sosyal, ekonomik ve kültürel etkileri üzerinde durulur. Bu süreçte dolandırıcılığın, toplumsal yapılar ve hukuk sistemleri üzerindeki etkileri de gözler önüne serilir. Yüksektepe, tarihi örneklerle dolandırıcılığın evrimini ve toplumların bu tür suçlarla başa çıkma yöntemlerini analiz ederek, okuyuculara zengin bir tarihsel perspektif sunmaktadır.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











