Acı içinde bulduğum özgürlük
Epiktetos'u okurken, sanki birinin içimi çıkarıp bana geri koyması gibi hissettim. Bir kölenin, bacağı kırılırken bile ruhunun kırılamayacağını anlaması... bu sadece bir felsefe değil, benim de yaşadığım acıların nasıl anlamsız olduğunu fark ettirdi bana. En çarpıcı tarafı, bu adamın hiç abartılı veya dramatik değil, tamamen sade bir dille söyledikleri—sanki komşusuna kahvede konuşur gibi anlatıyor ama her kelimesi yüreğime işliyor. Kitabı kapatıp uzun süre hiçbir şey yapamadım, sadece oturdum ve kendi korkaklarımla yüzleştim.


















