Düşüncenin Ritmi Seni Yakalıyor
Sinan Şen'in bu kitabı okurken kendimi bir akıntıya kapılmış gibi hissettim — temposu öyle öyle bir şey ki, sayfaları çevirirken fark etmiyorsun ama düşüncenin içinde derinleşiyorsun. Yazarın zikzaklar çizmesi, bir cümlede seni bir yöne çekerken hemen sonrasında ters yönde götürmesi, kitabın akışını monoton olmaktan kurtarıyor; tersine, okurken beynin de o kadar meşgul oluyor ki kitabı bırakmak istemiyorsun. Sözcüklerin seçimi, cümlelerin kırılış noktaları, paragraflar arası boşluklar — hepsi birlikte bir nefes ritmi oluşturuyor, sanki yazarın düşünme hızını takip etmeye çalışıyorsun. Bu hız ve akıcılık sayesinde, ağır ve içe dönük bir konunun üzerinde yüzeysel kalmıyor, tam tersine çok daha derinlerine çekiliyor insan.

