Doç.Dr. Nihal Uluengin’in, 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı toprakları olan Anadolu ve Yunanistan’daki konutlarda yapılmış duvar resimlerindeki İstanbul tasvirlerini ayrıntılı olarak ele aldığı yeni kitabı Ege’nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler YEM Yayın’dan çıktı. 18. yüzyılın ilk yarısında, Lale Devri’nden sonra İstanbul’da ortaya çıkan Batılılaşma hareketi, Osmanlı topraklarında kısa zamanda kendisini göstermiştir. Özellikle 18. yüzyılın ikinci yarısında, gerek imparatorluğun başkenti İstanbul’da gerekse çeşitli bölgelerinde, mimari süslemeye sızan Batı etkileri, yapıların duvarlarında, “duvar resimleri” olarak görülür. Duvar resimleri, padişah sarayları ve zengin konaklarının yanı sıra cami gibi dini yapılara da girmiş; uygulama alanı sadece İstanbul’la sınırlı kalmayıp Anadolu, Mezopotamya ve Rumeli’nin pek çok yerine de geniş ölçüde yayılmıştır. İşte tam bu dönemde, Ege Denizi’nin iki kıyısında, Türkiye ve Yunanistan’daki yerleşimlerde hayata geçen konutlarda yapılmış olan duvar resimlerindeki İstanbul tasvirlerini inceleyen Nihal Uluengin, yaptığı çalışmaya yönelik şunları söylüyor: “Türkiye’de ve Yunanistan’da, duvarlarında resim bulunan evler-konaklar bu kitapta incelenenlerden çok daha fazladır. Ancak bu inceleme, genelde içinde İstanbul resmi veya İstanbul’dan bir görüntü veya İstanbul olduğu genel kanısı uyanmış resimler bulunan evler; özelde ise içinde sadece İstanbul’un simgesi durumuna gelmiş Kız Kulesi, Galata bölgesi, Tarihi Yarımada ve Anadolu yakasını içeren, ‘Klasik İstanbul Manzarası’ olarak isimlendirebileceğimiz resimler bulunan evleri kapsamaktadır. 1976 yılında Ege Bölgesi’ne yaptığımız bir seyahatte, yolumuz Birgi’ye düştü ve o güne kadar sadece adlarını duymuş olduğum Çakırağa ve Sandıkoğlu konaklarını gezdim. Bu konaklarda beni en etkileyen, başodaların duvarlarında gördüğüm İstanbul tasvirleri oldu. İstanbul’dan kilometrelerce uzak bir yerde İstanbul tasvirleri görmek hem çok hoşuma gitti hem de beni hayrete düşürdü. Daha sonraki yıllarda Türkiye içinde yaptığımız seyahatlerde bu tür duvar resimlerinin Adatepe, Bayramiç, Datça, Karaman, Milas, Tokat ve Yenişehir’deki evlerde de bulunduğunu gördüm. 2000 yılında, merkezi Atina’da bulunan Onasis Vakfı’ndan bir araştırma bursu kazanarak bir aylığına Atina’ya gittim. Araştırmamın konusu, Melissa Publishing’in, Yunanistan’ın uzak köylerinde bulunan ve geleneksel evlerini kapsayan, 30’dan fazla yayınında sergilediği ‘Geleneksel Yunan Evleri’ni yerinde incelemekti. Bunun için bir gün Orta Yunanistan’da bulunan Larisa şehrinin Ambelakia köyüne, Evthymiadis ve Georgios Schwarz konaklarını görmeye gittim. Bu evleri gezerken başoda duvarlarında gördüğüm İstanbul tasvirleri beni çok hayrete düşürdü; Birgi’de Çakırağa ve Sandıkoğlu konaklarında gördüğüm İstanbul tasvirlerine, gerek çizim gerek renkler ve gerekse üslup olarak çok benziyorlardı. Daha sonra Yunanistan’ın kuzeyinde bulunan Siatista ve Kastoria, Midilli Adası’nda bulunan Molivos ve Petra yerleşmelerinde gezdiğim evlerin başoda duvarlarında da İstanbul tasvirleri görmek beni hem iyice şaşırttı hem de daha fazlaca merakımı uyandırdı. Bunun üzerine, her iki ülkede görmüş olduğum ‘duvar resimlerindeki İstanbul tasvirleri’ üzerine, mimar gözü ile karşılaştırmalı bir araştırma yapmak istedim ve böylece bu kitap meydana geldi...” Türkiye’den dokuz, Yunanistan’dan dokuz olmak üzere, seçilmiş toplam on sekiz konak-evin incelendiği kitapta, yapıların plan, kesit ve görünüşleri duvar resimlerinin yerlerini belirlemek amacıyla verilirken, içlerindeki İstanbul’la ilgili resimler ise hem bütünü hem de ayrıntılarıyla paylaşılıyor. İÇİNDEKİLER Önsöz Summary / Abstract Giriş- Minyatür Sanatı, Duvar Resimleri ve İstanbul Tasvirleri TÜRKİYE’DEN İSTANBUL MANZARALI EVLER Hacı Mehmet Ağa Konağı, Adatepe, Çanakkale Hadimoğlu Konağı, Bayramiç, Çanakkale Çakıroğlu Konağı, Birgi, İzmir Sandıkoğlu Konağı, Birgi, İzmir Mehmet Ali Ağa Konağı, Datça, Muğla Hacı Sami Tartan Konağı, Karaman Latifoğlu Konağı, Tokat Madımağın Celal’in Evi, Tokat Şemaki Evi, Yenişehir, Bursa YUNANİSTAN’DAN İSTANBUL MANZARALI EVLER GeorgiosSchwarz Konağı, Ambelakia, Larisa Evthymiadis Konağı, Ambelakia, Larisa Tsiatsapas Konağı, Kastoria Nantzis Konağı, Kastoria Nerantzis-Ayvazis Konağı, Kastoria Krallis Konağı, Molivos, Midilli Adası Vareltzidaina Konağı, Petra, Midilli Adası Maliongas Konağı, Siatista, Grevena Poulkidis Konağı, Siatista, Grevena Değerlendirme ve Sonuç
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Ege’nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler, Ege Bölgesi'nin kültürel ve tarihi derinliklerini keşfederken, okuyucuları İstanbul'un büyülü manzarasına götüren bir yolculuğa davet eder. Kitap, Ege'nin farklı köy ve kasabalarındaki yaşamı, gelenekleri ve insan ilişkilerini detaylı bir şekilde incelerken, bu yerlerin İstanbul ile olan etkileşimlerine de vurgu yapar. Yazar, Ege'nin kırsal yaşamı ile İstanbul'un kozmopolit yapısının kesişim noktasında, insanların günlük yaşamındaki değişimleri ve bu değişimlerin kültürel yansımalarını ele alır. Geçmişten günümüze süregelen olaylar, yerel mitler ve halk hikâyeleri, kitabın içeriğini zenginleştirirken, okuyuculara hem bilgilendirici hem de düşündürücü bir deneyim sunar. Nihal Yöney Uluengin, okuyucularını Ege'nin sıcak insanları ve İstanbul'un karmaşası arasında bir köprü kurmaya davet ederken, kültürel kimliklerin nasıl şekillendiğine dair derin bir bakış açısı kazandırır.
Ege'nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler, Ege Bölgesi'nin kültürel ve tarihi zenginliklerini, İstanbul'un görkemli manzarasıyla harmanlayarak ele alır. Kitap, yalnızca coğrafi bir keşif değil, aynı zamanda insan ilişkileri, yaşam tarzları ve yerel gelenekler üzerine derin bir inceleme sunmaktadır. Yazar, Ege'nin iki yakasında yaşayan insanların hayatlarını, geleneklerini ve bu geleneklerin İstanbul ile olan etkileşimlerini ustalıkla harmanlar. Kitap, okuyuculara Ege'nin sıcaklığı ile İstanbul'un kozmopolit yapısını bir araya getirerek, zengin bir tarihsel ve kültürel bağlam sunar. Bu bağlamda, geçmişten günümüze süregelen değişimlerin izlerini sürerken, okuyucuları hem düşündürmekte hem de Ege ve İstanbul'un derinliklerine sürüklemektedir.
Bu kitapta karakterler, Ege Bölgesi'nin farklı köy ve kasabalarında yaşayan insanların hayatlarından kesitlerle şekillenir. Yazar, karakterleri sadece bireyler olarak değil, aynı zamanda toplumsal birer temsilci olarak ele alır. Her bir karakter, Ege'nin ve İstanbul'un kültürel çeşitliliğini, geleneklerini ve yaşam biçimlerini yansıtır. İnsanların geçmişle kurduğu bağlar, geleneklere olan sadakatleri ve modern yaşamın getirdiği değişimlerle nasıl başa çıktıkları, karakterlerin derinlikli bir şekilde analiz edilmesini sağlar. Bu şekilde, karakterler aracılığıyla okuyucular, sadece bireysel hikayelere değil, aynı zamanda daha geniş bir toplumsal yapıya tanıklık ederler.
Ege'nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler, bireylerin psikolojik durumlarını ve toplumsal dinamiklerini gözler önüne seren bir eser olarak dikkat çeker. Yazar, karakterlerin içsel çatışmalarını, gelenek ve modernite arasındaki bocalamalarını ve yaşam tarzlarının evrimi üzerindeki etkilerini inceler. Bu bağlamda, bireylerin geçmişle kurduğu bağlar, ailevi ilişkileri ve toplumsal normlara karşı duydukları baskılar, karakterlerin psikolojik derinliklerini oluşturur. Ege'nin sıcaklığı ve İstanbul'un karmaşası arasında kalan bireyler, kimlik bunalımları ve aidiyet arayışları içinde kendilerini bulmaya çalışırken, bu süreçte yaşadıkları duygusal değişimler, kitabın psikolojik çözümleme boyutunu zenginleştirir.
Kitap, Ege ve İstanbul'un kültürel etkileşimi üzerinden, insanın varoluşunu ve toplumsal kimliğini sorgulayan derin bir felsefi tartışma sunar. Ege'nin geleneksel yaşam tarzı ile İstanbul'un modernleşme süreci arasındaki gerilim, bireylerin kimliklerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyar. Yazar, bu bağlamda, insanların geçmişle kurdukları ilişkileri, geleneklerin ve göreneklerin birey üzerindeki etkilerini ve bireysel özgürlük ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi ele alır. Bu felsefi sorgulama, okuyucuların hem kendi kimliklerini hem de toplumun dinamiklerini anlamalarına yardımcı olurken, varoluşsal bir derinlik kazandırır.
Ege'nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler, tarihsel bağlamda Ege Bölgesi ile İstanbul'un geçmişteki ilişkilerini incelemektedir. Yazar, tarihsel olayların bu iki bölge üzerindeki etkilerini, değişim süreçlerini ve kültürel etkileşimleri detaylandırır. Ege'nin tarihi dokusu, antik dönemlerden günümüze uzanan bir çizgide ele alınırken, İstanbul'un tarihi, bu bölgenin gelişiminde nasıl bir rol oynadığını aktarır. Bu tarihsel kesitler, okuyuculara geçmişten günümüze uzanan bir perspektif sunar ve Ege ile İstanbul'un tarihsel yolculukları arasındaki bağlantıları anlamalarına yardımcı olur.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Nihal Yöney Uluengin'in Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2000-2020 yılları arasında YEM YAYINLARI, YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar) etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 189 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Tarih ve Araştırma-İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Ege'nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler” (okur puanı 7.67). Kitabın tanıtımından: “Doç.Dr. Nihal Uluengin’in, 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı toprakları olan Anadolu ve Yunanistan’daki konutlarda yapılmış duvar resimlerindeki İstanbul tasvirlerini ayrıntılı olarak ele aldığı yeni kitabı Ege’nin İki Yakasından…” Litopya okurları bu kitaplara 17 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.96.
Nihal Yöney Uluengin sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri