Aristo’nun, “Bütün, kendini oluşturan parçaların toplamından daha fazla ve öte bir şeydir.” şeklinde özetlediği temel yargıda ‘bütün’; anlamsal ve fonksiyonel olarak gerçek bir önem ve üstünlüğü haizdir. Gerçekte bütün; her ne kadar kendini oluşturan parçalara muhtaç gözükse de, yalnızca bileşen parçaların çözümlenmesiyle anlaşılması mümkün olmayan bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda, herhangi bir konu veya varlığın parça olarak değil de bir bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü holistik bir perspektif, bütünün tesadüfi bir yapılanmayla oluşmadığını ve doğal döngüsü içerisindeki realitenin de, iç içe geçmiş bütünlerden meydana geldiğini öne sürmektedir. Holistik yaklaşım, eğitim sürecindeki insanı sadece bilişsel veya duyuşsal yahut fiziksel veya zihinsel olarak tek taraflı değil, ‘her yönüyle insan’ prensibine göre çok yönlü eğitip, geliştirip yetiştirmeyi amaçladığından holistik yaklaşıma ait görüş ve düşüncelerin eğitim alanındaki tezahürünün tespit ve analizi, son derece önemlidir. Holistik eğitim, insanı her yönüyle olgunlaştırıp onu mümkün olan en iyi ve en güzele ulaştırmayı hedeflemektedir. Kendini gerçekleştirme yolunda yaşamsal amaç ve kimlik arayışındaki insanın bu isteğine kavuşması için tüm temel değerleri elde etmesi gerekmektedir. Bu da insanın, yaşamını sürdürdüğü toplum ve doğal dünyada çeşitli anlamsal irtibatlar kurabilme imkan ve yeteneğine bağlıdır. Bu açıdan bakıldığında holistik yaklaşım, bir eğitim dönemi içerisinde öğrencinin tüm yönleriyle bilinmesi ve tanınması, şayet varsa ihmal edilmiş diğer yönlerinin de dikkate alınmasını istemektedir. İnsan ve onu çevreleyen her şeyin özel bir kıymet ve itibara sahip olduğunu savunan holistik yaklaşımın taraftar bulmak ve kendini kabul ettirmek gibi bir amacının olmadığı, küresel sorunların yol açtığı yaşamsal hasar ve tahribatı en aza indirmek ve acil çıkış yolu arayan insana doğru ve gerçek formül vahut reçeteler sunmaktan başka bir şey hedeflemediği, apaçık ortadadır. Başka bir deyişle holistik yaklaşım; tek yönlü eğitime maruz kalmış insanın kendine çeki düzen vererek adeta baştan aşağı yenilenmesini ve aslına rücu etmesini istemektedir. Bunun için de, onu birtakım özgün becerilerle donatacak içkin potansiyelin süratle açığa çıkarılmasını öncelemektedir. Özünde barındırdığı sağlam temelli birçok felsefe ve dünya görüşünün yanı sıra özgün eğitim teknik ve yöntemleriyle bu amacın gerçekleşmesini sağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında holistik eğitim; anlamlı ve saygın ancak gerçekleşmesi hayli zor bu ve benzeri hedefleri göğüsleyerek insanlığı 21. yüzyıl eğitim seviyesine taşımaya muktedir; gerçek, kapsamlı, dengeli ve dinamik bir alternatif eğitim sistemidir. Dolayısıyla bilimsel, felsefi ve teolojik altyapısı sağlam holistik bir yaklaşımın ülkemizde eğitim ve öğretim alanında yaşanan her türden eksiklik ve yetersizliği telafi etmede yetkin; geleceğe dair somut ve vizyoner perspektifi olan güçlü, kapsamlı ve yeni bir eğitim modeli geliştirebileceği rahatlıkla söylenebilir. Türkiye’de eğitim alanındaki sorunların çözümü ve öngörülen hedef ve beklentilerin gerçekleşmesi amacıyla holistik yaklaşım standartlarında bir eğitim modeli ortaya koymanın imkan ve zaruretini sorgulayan bu kitap, ‘bu yönüyle alana özgü kapsamlı ilk çalışma’ olmaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Eğitimde Holistik (Bütünsel) Yaklaşım, Dr. Seyfullah Şahinoğlu tarafından kaleme alınmış bir eser olup, eğitimde bütünsel bir anlayışı savunmaktadır. Kitap, eğitim teorileri, kavramsal çerçeveler ve felsefi temeller üzerinde durarak, eğitimde holistik yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yazar, eğitimin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını, bireyin sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimini de kapsayan bir süreç olduğunu vurgular. Bu bağlamda, öğretmenlerin rolü ve öğrencilerin öğrenme süreçlerindeki aktif katılımları üzerinde durulmaktadır. Eğitimde holistik yaklaşım, öğretim yöntemlerinin çeşitlendirilmesi ve öğrenci merkezli bir öğrenme ortamının oluşturulması gerektiğini savunmaktadır. Eser, eğitimciler, araştırmacılar ve eğitim politikaları ile ilgilenenler için önemli bir kaynak niteliğindedir. Holistik eğitim anlayışının uygulanabilirliğine dair örnekler ve öneriler sunarak, okuyuculara pratik bir rehberlik yapmaktadır.
Eğitimde Holistik Yaklaşım, bireyin tüm yönleriyle ele alındığı bir eğitim anlayışını savunmaktadır. Bu tema doğrultusunda, öğrencilerin sadece akademik başarıları değil, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimleri de göz önünde bulundurulmaktadır. Holistik eğitim, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyerek, öğrenme süreçlerinde bütüncül bir bakış açısı sunar. Bu yaklaşım, öğretim yöntemlerinin çeşitlenmesini, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarının karşılanmasını ve öğrenme ortamlarının zenginleştirilmesini teşvik eder. Bu bağlamda, eğitimdeki aktörlerin (öğretmenler, aileler ve öğrenciler) işbirliği içinde çalışarak, daha kapsayıcı ve etkili bir eğitim sistemi oluşturma hedefleri ön plana çıkar. Holistik yaklaşım, sadece bilgi aktarımını değil, aynı zamanda değerler eğitimi ve eleştirel düşünme gibi unsurları da içermektedir.
Bu kitapta belirli bir karakter analizi yapılmamaktadır, zira eserin odak noktası eğitim felsefesi ve uygulamalarıdır. Ancak, yazar Dr. Seyfullah Şahinoğlu, eğitim süreçlerinde önemli bir aktör olarak öğretmen ve öğrenci figürlerini ele almaktadır. Öğretmen, öğrencilere rehberlik eden, onların bireysel farklılıklarını gözeten ve öğrenme ortamını zenginleştiren bir karakter olarak öne çıkmaktadır. Öğrenciler ise, bu süreçte aktif katılımcılar olarak nitelendirilmektedir. Kitap, öğretmenin rolünü vurgularken, öğrencilerin de kendi öğrenme süreçlerinde sorumluluk almalarının önemini belirtmektedir. Böylece, eğitimdeki etkileşimli ve dinamik yapının altı çizilmektedir.
Eğitimde Holistik Yaklaşım, bireylerin psikolojik gelişimine vurgu yaparak, öğrenme süreçlerinin duygusal ve sosyal boyutlarını dikkate almayı hedefler. Bu yaklaşım, öğrencilerin kendilerini ifade etmeleri, duygusal zekalarını geliştirmeleri ve sosyal becerilerini güçlendirmeleri için uygun ortamlar yaratmayı amaçlar. Eğitimcilerin, öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarını anlamaları ve bu ihtiyaçlara uygun stratejiler geliştirmeleri önemlidir. Holistik yaklaşım, eğitimde yalnızca akademik başarıyı değil, bireylerin genel mutluluğunu ve yaşam doyumunu artırmayı hedefler. Bu bağlamda, öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve öğrenme süreçlerine katılımlarını sağlamak için duygusal destek ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlanması kritik öneme sahiptir.
Eğitimde Holistik Yaklaşım, felsefi açıdan bireyin bütünlüğünü savunur. Bu yaklaşım, eğitimin yalnızca zihinsel becerileri geliştirmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bireyin etik, sosyal ve duygusal yönlerini de kapsaması gerektiğini öne sürer. Holistik eğitim, insanın bir bütün olarak ele alınmasını ve farklı disiplinlerin bir arada harmanlanmasını gerektirir. Yazar, bu bağlamda, eğitimin amacının bireyi topluma kazandırmak, onu bilinçli bir birey haline getirmek olduğunu vurgular. Felsefi olarak, bu yaklaşım, eğitimin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin hayata hazırlanması için bir araç olduğunu ifade eder. Bu çerçevede, eğitimde değerler eğitimi, eleştirel düşünme ve bireysel farklılıkların gözetilmesi gibi unsurlar da önem kazanır.
Eğitimde Holistik Yaklaşım, çağımızda eğitim sistemlerinin evrimi içinde önemli bir yere sahiptir. Tarihsel olarak, eğitim anlayışları zamanla değişim göstermiştir. 20. yüzyılın ortalarından itibaren, eğitimde bireysel farklılıkların ve bütüncül yaklaşımların ön plana çıkması, eğitimin sosyal, duygusal ve fiziksel boyutlarının önemini artırmıştır. Bu dönemde, eğitim teorileri ve uygulamaları, öğrenme süreçlerini daha kapsamlı bir şekilde ele almaya yönelmiştir. Holistik yaklaşım, özellikle alternatif eğitim modelleri ve reformist yaklaşımların etkisiyle güçlenmiştir. Bu bağlamda, eğitimdeki farklı yaklaşımlar, bireyin sadece akademik başarı değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimi için de önem taşır. Eğitimdeki bu dönüşüm, toplumların gelişimi ve bireylerin potansiyellerinin açığa çıkarılması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Dr. Seyfullah Şahinoğlu'nun Litopya kataloğunda bir kitabı bulunuyor: “Eğitimde Holistik (Bütünsel) Yaklaşım Kavramsal, Kuramsal ve Felsefi Bir Temellendirme”. Kitap 2022 yılında ERTEM KAFKARS EĞİTİM YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. 303 sayfa. Akademik kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “Aristo’nun, “Bütün, kendini oluşturan parçaların toplamından daha fazla ve öte bir şeydir.” şeklinde özetlediği temel yargıda ‘bütün’; anlamsal ve fonksiyonel olarak gerçek bir önem ve üstünlüğü haizdir. Gerçekte bütün; her ne…” Litopya okurları bu kitaba 5 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 9.20.
Dr. Seyfullah Şahinoğlu sayfasının tamamı
Kolektif
⭐ 8.7 · 136

Kolektif
⭐ 8.4 · 146

Kolektif
⭐ 8.8 · 100

Kolektif
⭐ 8.4 · 153

Kolektif
⭐ 8.4 · 115

Kolektif
⭐ 8.4 · 91