1994, 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır. 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da, demokrasiye dönmüştük. Ayrıca, demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti. Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir “derin göçük” içine düştük. Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir. Bu gelişmeden ülkemiz, bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır. Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı, ideolojinin öne çıktığı, devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı, demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı, kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme, refah ve huzur getirmez. Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu, gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir. Oysaki Türkiye’de siyasi iktidar, planlamayı kaldırmış, IMF’nin kur politikasını değiştirmemiştir. Mevcut durumda dış ticaret politikası yok, sermaye hareketlerinin kontrolü yok, bir istihdam politikası yok. 2020 yılı işsizlik verilerine göre; 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur. Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir. Kur artışları rezervleri tüketmiştir. İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir. Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır. Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa, bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser. Türkiye’de olan budur. Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse, kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse, toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır. Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir. Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Ekonomide Derin Göçük, ekonomik sistemlerin çöküşü ve derin krizleri üzerine kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Prof. Dr. Esfender Korkmaz, kitabında geçmişte yaşanan önemli ekonomik çöküşleri örnekler üzerinden inceleyerek, bu olayların ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerini ortaya koymaktadır. Kitap, derin göçüklerin nedenlerini ve sonuçlarını ele alırken, bu süreçlerin bireyler ve toplumlar üzerindeki yansımalarını dikkatle analiz eder. Yazar, bu bağlamda, ekonomik krizlerin sadece sayılarla değil, insan hikayeleriyle de anlatılması gerektiğini vurgular. Ayrıca, krizlerin önlenmesi ve yönetimi konusunda önerilerde bulunarak, gelecekte benzer durumların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasının önemini ifade eder. Korkmaz, okuyucuya derinlemesine bir bakış açısı kazandırarak, ekonomik olayların karmaşıklığını daha iyi anlamalarını sağlar.
Ekonomide Derin Göçük, ekonomik sistemlerin dinamiklerini ve derinlemesine analizini ele alan bir çalışma olarak öne çıkmaktadır. Kitap, günümüz ekonomik sorunlarının kökenlerini anlamak amacıyla geçmişte yaşanan ekonomik derin göçükleri incelemekte ve bu süreçlerin toplum üzerindeki etkilerini irdelemektedir. Yazar, ekonomik krizlerin yalnızca finansal göstergelerle değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Bu bağlamda, ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için çok yönlü bir yaklaşımın gerekliliğini vurgular. Temanın derinliği, okuyucuyu sadece ekonomik verilerle değil, aynı zamanda insan davranışları ve toplumsal dinamiklerle yüzleştirerek, ekonomik sistemlerin karmaşıklığını anlamaya yöneltmektedir.
Bu kitapta belirgin bir karakter analizi bulunmamakla birlikte, yazar Prof. Dr. Esfender Korkmaz, okuyucunun zihninde bir düşünce karakteri oluşturarak, derin göçüklerin ve ekonomik çöküşlerin insani boyutunu anlamasını sağlamak adına bir rehber işlevi görmektedir. Korkmaz, akademik bir dil kullanarak, karmaşık ekonomik teorileri ve tarihsel verileri anlaşılır hale getirirken, okuyucunun zihninde bir düşünce karakteri gibi konumlanır. Analizlerinde, insan faktörünün ekonomik olaylardaki rolünü gözler önüne sererken, okuyucunun düşünsel yolculuğuna katkı sağlamaktadır.
Ekonomide Derin Göçük, ekonomik çöküşlerin bireylerin psikolojik durumları üzerindeki etkilerine de ışık tutmaktadır. Yazar, ekonomik krizlerin toplumda yarattığı kaygı, belirsizlik ve stres durumlarını ele alır. Bu durum, bireylerin psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açarak, sosyal bağların zayıflamasına ve bireylerin yalnızlaşmasına neden olabilir. Korkmaz, ekonomik belirsizliklerin insan davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve bunun toplumsal dinamiklere nasıl yansıdığını analiz eder. Kriz dönemlerinde yaşanan kayıplar ve travmalar, bireylerin yaşamlarını nasıl etkilediği üzerinde durarak, psikolojik çözümlemeler yapar. Bu bağlamda, ekonomik sistemlerin insan ruhu üzerindeki etkilerini anlamak, krizlerin yönetiminde hayati bir önem taşımaktadır.
Ekonomide Derin Göçük, ekonomik krizlerin felsefi boyutunu da irdelemektedir. Yazar, ekonomik sistemlerin yalnızca maddi unsurlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda insan ilişkileri, etik değerler ve toplumsal normlarla da şekillendiğini savunur. Ekonomik çöküşler, insanların yaşam anlayışlarını ve değer yargılarını sorgulamalarına yol açar. Korkmaz, bu bağlamda, ekonomik sistemlerin sürdürülebilirliği için bireylerin ve toplumların etik bir çerçevede hareket etmesi gerektiğini vurgular. Felsefi bir bakış açısıyla, ekonomik olayların insan doğası ile olan ilişkisini sorgularken, toplumların geleceği için yeni düşünce biçimlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eder.
Ekonomide Derin Göçük, tarihsel bağlamda ekonomik çöküşlerin ve derin göçüklerin incelenmesiyle önemli bilgiler sunmaktadır. Yazar, geçmişte yaşanan büyük ekonomik krizleri, sebeplerini ve sonuçlarını tarihsel bir perspektiften ele alır. Bu krizlerin toplumsal ve ekonomik yapılar üzerindeki etkilerini irdeleyerek, her bir dönemdeki ekonomik anlayışın nasıl şekillendiğini açıklar. Korkmaz, geçmişteki ekonomik derin göçüklerden alınan derslerin, günümüzdeki ekonomik sorunlara ışık tutabileceğini savunarak, tarihsel deneyimlerin gelecekteki ekonomik politikaların oluşturulmasında önemli bir kaynak olduğunu belirtir. Bu bağlamda, tarihsel olayların günümüzle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu ortaya koyar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın Litopya kataloğunda 6 kitabı bulunuyor. Kitapları 2013-2025 yılları arasında ASYA ŞAFAK YAYINLARI, HİMALAYA etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 286 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Araştırma-İnceleme ve Ekonomi kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Demokrasi ve Kalkınmanın Şifreleri” (okur puanı 8.75). Kitabın tanıtımından: “Ben iktisatçıyım ve bu yaşıma kadar hala da iktisatçı olmaya çalışıyorum. Siyaset bilimi ve demokrasi konum değil. Ancak her insan demokrasiyi yaşar ve hisseder. Ben biraz daha fazla yaşadım ve hissettim.Üniversitede idari…” Litopya okurları bu kitaplara 39 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.68.
Prof. Dr. Esfender Korkmaz sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri

Murat Ülker
⭐ 8.7 · 44

Walter Isaacson
⭐ 8.6 · 33

Zeliha İyidoğan Babayiğit, Selçuk Özdoğan
⭐ 8.8 · 32

Robert T. Kiyosaki, Sharon L. Lechter
⭐ 8.1 · 41

Daniel Kahneman
⭐ 8.6 · 32

Max Weber
⭐ 8.0 · 85