Hatıratını büyük bir haz ve rengarenk duygularla okudum. Hemşehri olduğumuzu bilmemize rağmen üniversite yıllarında nedense Erzurum ve kültürü hakkında sanırım hemen hiç sohbet etmedik. Ya siyaset konuşmaktan sıra gelmedi ya Erzurum’un siyasi fotoğrafı bizde bir iştah kapanmasına neden oldu ya da belki, henüz hatıra biriktirmenin önemini kavrayacak, dahası bardaktan taşacak miktarda hatıraya sahip yaşlarda değildik. Kim bilir? Oysa bu kadim şehir, günübirlik siyasete malzeme edilemeyecek kadar engin tarihi, insanın yaşama azim ve iradesini canlı biçimde yansıtan kültürü ve hepsinden öte, gençliğimizde bizim kişilik ve karakter özelliklerimize tesir eden ve tüm ideolojileri aşan, mertlik gibi bir etik değeri içeren töresiyle önem arz ediyor. Bunların karşısında şiddet eğilimi içinde geçen çocukluk ve yer yer Doğu toplumlarına özgü riyakarlık gibi, kimi olumsuzluklar da, bu kültürün bir uzantısı olarak gösterilebilir. Fakat ne gam, insanın olduğu her yerde, gayet doğal olan şeyler arasından, bizi asıl ilgilendiren, kendimizin ve yakınlarımızın yeğlediği hayat tarzı ve değerler olsa gerek. Hatıralarında, bana adeta ayna tutan o denli benzer şeyler var ki: Biz Erzurum’dan ben çok küçükken çıktık, ancak çiftçilik bağımız dolayısıyla üniversite yıllarına kadar, her yaz ve kış tatilinde doğu ekspresi ile üç gündüz iki gece süren yolculuklar sonucu Erzurum’a Yeğenağa mahallesinde, amcaların ve kuzenlerin hep birlikte oturduğu dededen kalma eve giderdik, ben ortaokul sıralarına varıncaya dek, Yeğenağa’da senin anlattığın şekliyle şehir ahırımız, mal, nahır aktif biçimde mevcuttu. Baca kürümeden tut, tıs üvez, leblebi tozu, kavut, akasya çiçeği yemeye, bacada çıtalı uçurtmaya, ahırda gizlice kıstik içmeye, Balyoz mehellesinin pijleriyle döğüşmeye, iki göbek hamamında kışın lahana turşusu yemeye, Gürpınar sinemasında yerli filim izlemeye, ağustos sonu Tafta’da gece sabah kadar patosla sap dövmeye, terahvide camide oynadanlık etmeye, Ramazan’da anamgilin köye Tortum’a gitmeye dek, onlarca anım canladı. Merhum Gullebi Turhan ayrı bir hikaye, hatırımda kalan Hırhız Yaşar başka bir macera, hey gidi Erzurum hey.. İyi ki yazmışsın aziz dostum tebrik ederim, beri yanda alıntıladığın Gide’nin deyişiyle, hatıralarını kaleme aldığın için ömrünü uzatmış oluyorsun. Erzurumlu bir ailenin 40’lı, 50’li yıllarını yansıtan fotoğrafları o denli yakın algıladım ki, onları bizim aile albümüne koysak, kimse ayrımsayamaz. Yine adını anımsayamadığım bir yazar, “hatıralar kovulma tehlikesi olmayan bir cennettir” diyordu. Hatıralarımızı kimse bizden alamaz dostum, iyi ki dünyanın bu sert coğrafyasında, zorlu ama bir o kadar da renkli bir hayat sürdük ve sürdürüyoruz. Belki tam hakkını veremedik ama, boş geçtiğimiz, boş geçirdiğimiz de söylenemez. Müsterih olabilirsin aziz dostum, eline ve emeğine sağlık. Üniversite yıllarını, siyasi hatıraları da ikinci bir bölüm olarak saklı tutmanı öneriyorum. (Prof. Dr. Oktay Taftalı Şair,yazar) Anlatın hem hikâye ediş hem de bir sosyo kültürün anlatımı ve yer yer kattığın esprilerle naif hale gelmiş. Ben her şeyden önce anlatıyla anlatılan arasındaki ilişkinin yakınlığına ve içtenliğine önem veririm. Yazdıklarında bunu gördüm: Akıcı ve içten. Cengiz Beşikçi
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Erzurum'da Bir Aile, Erzurum merkezli bir ailenin yaşam hikayesini, geleneklerini ve toplumsal ilişkilerini anlatan bir anı kitabıdır. Yazar Salim Aktaş, kendi yaşamında gözlemlediği olayları ve ailenin bireylerinin yaşadığı deneyimleri akıcı bir dille kaleme almıştır. Kitap, ailenin geçmişten bugüne uzanan serüvenini ve bu süreçte karşılaştıkları zorlukları aktarmaktadır. Aile içindeki bireylerin birbirleriyle olan ilişkileri, kültürel normlar ve sosyal hayatın getirdiği dönüşümler üzerinden işlenmektedir. Erzurum'un tarihsel ve coğrafi yapısı, ailenin yaşadığı olaylarla iç içe geçmiş bir şekilde sunulmaktadır. Bu bağlamda, yazar okuyucuya hem tarihsel bir perspektif hem de insan ilişkilerinin karmaşıklığını gösteren bir anlatım sunmaktadır. Kitap, duygusal anekdotlarla zenginleştirilmiş, samimi bir dille yazılmış bir eserdir.
Erzurum'da Bir Aile, aile bağları, kültürel zenginlikler ve toplumsal ilişkiler üzerine yoğunlaşan bir eserdir. Yazar, Erzurum'un yerel kültürünü ve geleneklerini derinlemesine inceleyerek, okuyucuya bu coğrafyanın ruhunu ve insanlarının yaşam tarzını sunar. Aile içindeki dinamikler, bireylerin birbirleriyle olan ilişkileri ve toplumsal normlar, eserin temel unsurları arasında yer alır. Yazar, geçmişle günümüz arasında köprü kurarak, Erzurum'un tarihsel sürecini ve insanların bu süreçteki değişimini ele alır. Aile olgusunun çok boyutlu yapısı, bireylerin kimlik arayışlarını ve toplumsal aidiyetlerini sorgulamalarına olanak tanır. Eserin teması, sadece bireysel hikayeler değil, aynı zamanda toplumsal bir panorama sunarak okuyucunun düşünsel derinliğe ulaşmasını sağlar.
Eserdeki karakterler, Erzurum'un yerel kültürünü yansıtan ve zengin bir iç dünyaya sahip bireylerdir. Her biri, kendi yaşam deneyimleri ve aile bağları ile şekillenmiş, toplumsal normlar ve geleneklerle etkileşim içerisindedir. Yazar, karakterlerin psikolojik derinliklerine inerek, onların içsel çatışmalarını ve kimlik arayışlarını ustalıkla işler. Aile içindeki rolleri, bireylerin toplumsal statüleri ve sosyal ilişkileri, karakterlerin gelişiminde önemli bir yer tutar. Erzurum'un coğrafyası ve kültürel yapısı da karakterlerin kişiliklerini şekillendiren unsurlar arasında bulunmaktadır. Karakterler, sadece bireysel hikayelerini değil, aynı zamanda bir bütün olarak ailenin dinamiklerini yansıtarak, okuyucuda derin bir empati oluşturur.
Erzurum'da Bir Aile, bireylerin içsel çatışmalarını ve aile içindeki dinamikleri derinlemesine ele alarak, psikolojik bir çözümleme sunar. Aile bireylerinin geçmiş deneyimleri ve toplumsal normlarla olan ilişkileri, onların ruhsal durumlarını şekillendirmektedir. Yazar, karakterlerin içsel dünyalarına dair detaylara inerek, okuyucunun empati kurmasını sağlar. Aile içindeki çatışmalar, bireylerin kimlik arayışları ve toplumsal baskılar, psikolojik olarak ele alınan önemli temalardır. Bu bağlamda, ailenin bireyleri arasındaki ilişkiler, destekleyici veya yıkıcı bir etki yaratabilmektedir. Kitap, bireylerin ruhsal durumlarını ve aile bağlarının bireyler üzerindeki etkisini sorgulayan bir derinlik sunar.
Eserde, aile olgusunun yalnızca biyolojik bir bağ değil, aynı zamanda bir toplumsal yapı olarak ele alınması, felsefi bir bakış açısı kazandırmaktadır. Aile, bireylerin kimliklerini, değerlerini ve dünya görüşlerini şekillendiren önemli bir unsurdur. Yazar, aile içindeki ilişkilerin ve toplumsal normların bireylerin hayatındaki etkilerini sorgularken, bu ilişkilerin evrensel boyutunu da vurgular. Aile, aynı zamanda bir aidiyet duygusu yaratmakta ve bireylerin sosyal varlık olarak kendilerini tanımlamalarına olanak sağlamaktadır. Eser, bireylerin aile ile olan ilişkilerini derinlemesine irdeleyerek, felsefi bir sorgulama süreci başlatır.
Erzurum'da Bir Aile, Erzurum'un tarihi ve kültürel zenginliklerini gözler önüne seren bir eserdir. Yazar, ailenin hikayesi üzerinden bölgenin geçmişine dair izler sunarken, aynı zamanda tarihsel olayların toplumsal hayata etkilerini de irdeler. Erzurum'un coğrafi konumu, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, bu durum bölgedeki kültürel çeşitliliği artırmıştır. Aile, bu tarihi arka planda şekillenmekte ve yaşadığı olaylarla bölgenin tarihine ışık tutmaktadır. Eser, Erzurum'un sosyal yapısını, geleneklerini ve tarihsel süreçteki dönüşümlerini ele alarak, okuyucuya bölgenin derinliklerine dair bir perspektif sunar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Kitapta aile olgusunun bireyler üzerindeki ruhsal etkileri nasıl ele alınmaktadır?
Kitapta aile olgusunun bireyler üzerindeki ruhsal etkileri nasıl ele alınmaktadır?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Salim Aktaş'ın Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2020-2024 yılları arasında KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY) etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 207 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Anı (Hatırat) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Erzurum'da Bir Aile” (okur puanı 8.21). Kitabın tanıtımından: “Hatıratını büyük bir haz ve rengarenk duygularla okudum. Hemşehri olduğumuzu bilmemize rağmen üniversite yıllarında nedense Erzurum ve kültürü hakkında sanırım hemen hiç sohbet etmedik. Ya siyaset konuşmaktan sıra gelmedi ya…” Litopya okurları bu kitaplara 24 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.60.
Salim Aktaş sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri