Temposu Sizi Sarıp Sarmalayan Bir Hikaye
Fakir Baykurt'un bu kitabı okurken fark ettim ki, yazar başlangıçtan itibaren sizi bir ritme çekiyor ve oradan çıkarmıyor. Dimitrios'un gelişi, Aziz'le tanışması, sonra Eşekli Kütüphaneci'nin ortaya çıkması... her bölüm bir öncekini çok doğal bir şekilde besliyor, hiç zorlama yok. Özellikle Mustafa Güzelgöz'ün karakteri ortaya çıktığında, kitabın soluk alması bile zor oluyor çünkü merakınız doruğa ulaşıyor. Baykurt'un anlatım tarzı çok akıcı, konuşmalar canlı ve insan, bu da sayfaları çevirmek için sizi iten asıl güç — bir nefeste okumak istiyorsunuz bunu.



















