Boğulma hissi ve umut arasında
Fıçıdaki Adam'ı okurken çoğu zaman rahatsız oldum — karakterin içinde sıkışıp kaldığını hissetmek, onun sorularına cevap bulamadığını görmek beni de sıkıştırdı. Ama işte bu huzursuzluk kitabın gücü oldu; yabancılaşmayı sadece anlattığı için değil, okuyucuya da yaşattığı için. Yine de çoğu yerde kendimi kayıp hissettim, karakterin varoluşsal arayışı bazen çok soyut kaldı, somut bir zemine oturtamadığını düşündüm. Ama belki de bu belirsizlik, kitabın tam da göstermek istediği şeydi — cevapsız sorular ve çözülmemiş çatışmalarla yaşamayı öğrenmek.

