Derin ama Sürüklemeyen
Figan'ın karakterlerin iç dünyasını kazıması ve toplumsal baskıların bireysel çöküntüyü nasıl hızlandırdığını göstermesi gerçekten etkileyici, ama roman kendi temposuyla biraz çekişiyor. Yazar, kayıp ve umut arasındaki bu gri alanı çok iyi yakalamış, fakat bazen anlatı kendi derinliğinde batıyor ve okuyucu olarak nefes almak için ara verilmesi gerekiyor. Karakterlerin varoluşsal sorgulamaları samimi hissettiriyor, ancak sayfalar arası akışkanlık eksikliği, kitabın potansiyelini tam olarak ortaya çıkarmıyor. Yine de, insanın iç yolculuğunun bu kadar çıplak gösterilmesi nadir ve o yüzden değerli.


















