Hamit’le birlikte Suriye’ye niçin gittik ? Şamlı çocukların, Halepli gençlerin, Hamalı annelerin acılarını kendi acılarımız olarak gördüğümüz için gittik. İnsan olmanın biraz da başkalarının acılarını paylaşmak olduğuna, çocukların bu denli öldürüldüğü bu dünyada hiçbirşey olmuyormuş gibi yerimizde oturmayı kendimize yakıştıramadığımız için gittik. Biz Suriye’ye niçin gittik ? Her gün işkence gören, her gün öldürülen, her gün aşağılanan mazlum bir halk için bir şeyler yapabilir miyiz diye gittik . Sonra kaçırıldık, kendimizi Baas rejiminin berbat hücrelerinde, işkence hanelerinde bulduk . Baas rejiminin işkence hanelerinde yaşananları gördükçe Suriye halkının Esed’e niçin isyan ettiğini daha iyi anladık . Hamit’le birlikte yaşadıklarımız adeta bir film, korku romanı gibiydi . Özellikle de kaldığımız hücrelerde şahit olduklarımız… Hamit tarihe bir not düşmek adına yaşadıklarımızı kaleme döktü, kendi gözünden anlatmaya çalıştı ve ortaya heyecanla okuyacağınız bir kitap çıktı . Ben bu çocuk ileride güzel filmler çeker diye düşünürken bir de güzel bir kitap yazdı . Hamit’i bu güzel çalışma nedeniyle tebrik ederken ; Suriye halkının hürriyet, adalet ve onur için başlattığı devrimin bir an önce zaferle sonuçlanmasını temenni ediyorum . Allah, Hurriyye, Suriyye bes… Adem ÖZKÖSE Bu kitap zalimden daha cesur olmanın kitabıdır… Furkan ÇALIŞKAN Adem Özköse ile Hamit Coşkun’un 70 günlük esaretinin özeti olan bu kitap, Suriye’deki mezali-min şahitliğini yüklenmek gibi bir mesuliyeti de taşıyor omuzlarında . Kitabın sayfalarına sinen hüzün, bize mütemadiyen Suriye’yi, Suriyeli kardeşlerimizi ve özgür bir Suriye için şehadete yürüyen masumları hatırlatsın . Yahya COŞKUN Sahte demokratlara, işe yaramaz petrol zenginlerine, mezhepçilere inat , Suriye hakkında şerefli bir hikaye… Abdurrahim BOYNUKALIN
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Hamit Coşkun'un 'Gez Göz Esaret Suriye'de 70 Gün' adlı eseri, 2015 yılında yayımlanmış ve Suriye'deki iç savaşın ortasında geçen 70 günü anlatmaktadır. Yazar, savaşın yıkıcılığını ve insanların yaşadığı trajedileri birebir deneyimleyerek aktarıyor. Kitap, Coşkun’un gözünden, Suriye'nin çeşitli şehirlerinde meydana gelen olayları, insanlarla olan etkileşimlerini ve kendi içsel çatışmalarını derinlemesine ele alıyor. Savaşın getirdiği belirsizlik ve korku içinde, insan ilişkilerinin nasıl şekillendiği, dayanışmanın ve umudun nasıl var olabileceği gibi temalar işleniyor. Coşkun, hem savaşın fiziksel etkilerini gözler önüne sererken, hem de psikolojik boyutunu ele alıyor. Anılar ve gözlemlerle zenginleştirilmiş bu eser, okuyucuya Suriye'deki gerçekleri acı bir şekilde hatırlatıyor ve savaşın insan hayatındaki derin izlerini sorgulatıyor.
Hamit Coşkun'un 'Gez Göz Esaret Suriye'de 70 Gün' adlı eseri, savaşın ve çatışmanın insan hayatındaki etkilerini derinlemesine ele alıyor. Kitap, Suriye'deki iç savaşın yarattığı kaos ve belirsizlik ortamında, bireylerin yaşadığı travmaları ve dayanışma anlarını ön plana çıkarıyor. Yazar, gözlemlerini ve deneyimlerini aktarırken, savaşın sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik etkilerine de vurgu yapıyor. Ayrıca, insanlık hali ve yaşam mücadelesi temaları, eserde sık sık öne çıkıyor. Kitap, bireylerin hayatta kalma içgüdüsü, umut, korku ve dayanışma gibi evrensel duygularını harmanlayarak, okuyucuya derin bir empati kazandırmayı amaçlıyor.
Kitapta, Hamit Coşkun'un kendisi baş karakter olarak öne çıkıyor. Yazar, hem bir gözlemci hem de bir katılımcı olarak Suriye'deki çatışmalara tanıklık ediyor. Coşkun, cesur bir birey olarak, savaşın ortasında hayatta kalma mücadelesi verirken, aynı zamanda insan hikayelerine de odaklanıyor. Kendi içsel çatışmaları, korkuları ve umutları ile birlikte, diğer insanlarla olan etkileşimleri, karakterin derinliğini artırıyor. Yazarın samimi üslubu ve içten anlatımı, okuyucunun Coşkun'un yaşadığı duygusal yolculuğa daha iyi bağlanmasını sağlıyor. Bu süreçte, karakterin güçlü bir dayanışma ruhu sergilediği ve insanlık onurunu koruma konusundaki kararlılığı dikkat çekiyor.
Kitap, savaşın psikolojik etkilerini derinlemesine incelemektedir. Hamit Coşkun, Suriye'deki çatışmalar sırasında yaşadığı korku ve belirsizlikle, bireylerin psikolojik durumlarını gözler önüne seriyor. Savaş, insanların psikolojik dayanıklılığını zorlayarak kaygı, travma ve psikolojik yıkım gibi durumları beraberinde getiriyor. Coşkun'un betimlemeleri, okuyucunun savaşın getirdiği travmanın ne denli derin olabileceğini anlamasına yardımcı oluyor. Ayrıca, insan ilişkilerinin bu zor koşullarda nasıl değiştiği ve dayanışmanın psikolojik rahatlatıcı etkisi de kitabın önemli bir parçasını oluşturuyor. Coşkun, savaşın ruhsal etkilerini aktarırken, umudun ve insanlığın ne denli önemli olduğunu da vurguluyor.
Coşkun'un eseri, insanın varoluşu üzerine derin felsefi sorgulamalar yapma fırsatı sunuyor. Savaşın ortasında hayatta kalma mücadelesi veren bireylerin durumu, 'insan olmanın' ne demek olduğu üzerine düşündürüyor. Bu bağlamda, insanın savaş koşulları altında nasıl değiştiği, ahlaki değerlerin sorgulanması ve insanlık durumunun evrenselliği gibi felsefi temalar üzerinde duruluyor. Coşkun, savaşın getirdiği yıkım ve belirsizlik içinde, umudun ve insanlığın varlığını sürdürme çabasının önemine vurgu yaparak, felsefi bir derinlik kazandırıyor. Bu durum, okuyucunun hayat, ölüm ve insanlık üzerine düşünmesine sebep oluyor.
Hamit Coşkun'un 'Gez Göz Esaret Suriye'de 70 Gün' eseri, Suriye'deki iç savaşın tarihsel bağlamını anlamak için önemli bir kaynak sunuyor. 2011 yılında başlayan iç savaş, çok sayıda insanın hayatını etkilediği gibi, bölgedeki siyasi dengeleri de derinden sarstı. Coşkun, bu tarihi süreçte yaşanan olayları gözlemleyerek, savaşın insan hayatındaki yıkıcı etkilerini aktarıyor. Kitap, Suriye'nin sosyal, kültürel ve politik yapısını savaşın getirdiği değişimle birlikte ele alarak, okuyucuya tarihsel bir perspektif sunuyor. Yazarın aktardığı anekdotlar, savaşın bireyler üzerindeki etkisini somut bir şekilde ortaya koyarken, aynı zamanda bölgenin tarihine dair önemli bilgiler veriyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Savaşın bireyler üzerindeki etkileri nelerdir ve bu etkiler nasıl aşılabilir?
Savaşın bireyler üzerindeki etkileri nelerdir ve bu etkiler nasıl aşılabilir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Hamit Coşkun'un Litopya kataloğunda bir kitabı bulunuyor: “Gez Göz Esaret Suriye'de 70 Gün”. Kitap 2015 yılında Profil Kitap etiketiyle yayımlandı. 168 sayfa. Anı (Hatırat) kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “Hamit’le birlikte Suriye’ye niçin gittik ? Şamlı çocukların, Halepli gençlerin, Hamalı annelerin acılarını kendi acılarımız olarak gördüğümüz için gittik. İnsan olmanın biraz da başkalarının acılarını paylaşmak olduğuna…” Litopya okurları bu kitaba 5 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.00.
Hamit Coşkun sayfasının tamamı