Sürüklenen anlatı, kaybolmuş okur
Gökçen'in içsel yolculuğu teoride çekici gelmişti ama yazarın anlatım tarzı o kadar dümdüz, o kadar öngörülebilir ki, karakterin çatışmaları benim için hiç canlı olmadı—sanki hazır kalıplardan yapılmış duygusal sahneleri okuyorum hissiyatına kapıldım. Toplumsal normlarla bireysel özgürlük arasındaki gerilim çok soyut, çok yüzeysel işlenmiş; Gökçen'in dönüşümü gerçek bir değişim yerine mekanik adımlar gibi hissettiriliyor.


















