Karanlıkta Işık Aramak
Marie-Laure'un kör gözleriyle gördüğü dünya beni derinden sarıştı — çünkü Doerr, görme yetisini kaybetmeyi sadece bir engel olarak değil, başka bir tür görme yetisine kapı açan bir dönüşüm olarak anlatmış. Savaşın ortasında, karanlık bir evde yaşayan bu kız çocuğunun içindeki ışığı takip ederken, ben de kendi dar perspektiflerimden kurtuldum. Kitap bittiğinde, sanki uzun bir tünelden çıkmış, insanların birbirlerine ne kadar çok zarar verebileceğini ama aynı zamanda ne kadar çok iyilik yapabileceğini yeni bir hassasiyetle görmüş hissettim — ve bunu hiç unutamayacağım.









