Güneş de Doğar, 1920'lerin Paris'inde yaşayan bir grup Amerikalı expatriatın yaşamlarını ve ilişkilerini anlatır. Hikaye, Jake Barnes'ın gözünden anlatılır. Jake, I. Dünya Savaşı'nda yaralanmış ve cinsel işlevini kaybetmiştir. Aşkı Brett Ashley'e karşı derin bir tutku beslemesine rağmen, onunla ilişkisi sürekli bir çekişme içindedir. Brett ise bağımsız bir yaşam sürmekte ve erkeklerin ilgisini çekmektedir. Hikaye, bu karakterlerin bohem yaşamları, içsel sorunları ve Paris'teki sosyal çevreleri arasında gidip gelirken, aynı zamanda aşk ve kayıplarını keşfeder. Roman, grup içindeki dinamiklerin ve bireylerin hayatta kalma mücadelelerinin etkileyici bir yansımasıdır. Sonuç olarak, Jake’in içsel çatışmaları ve Brett’in özgürlük arayışı, hikayenin merkezinde yer alır.