Hakan Ertin, akademide eşine az rastlanır incelikte ve bilgelikte, merhametli, anlayışlı, öğrencisine her zaman vakti olan, yeri geldiğinde yakın bir arkadaş, yeri geldiğinde bir baba, ama her zaman en sevilen hocalardan biri oldu. Türkiye’nin ilk ve halihazırda tek tıpta insan bilimleri merkezi olan Beşikçizade Tıp ve İnsani Bilimler Merkezi - BETİM’i kurdu. BETİM’de çok sayıda etkinlik, dersler, çalıştaylar düzenlenmesinde, “tıpta insan bilimleri” ve “biyoetik” alanlarının ülkemizde duyulmasında çok önemli bir rol üstlendi. Öğrencilerine sürekli tıbbın öznesinin olduğu kadar nesnesinin de ‘insan’ olduğunu vurguladı. Tıbbın ilk kuralı “primum non nocere”, yani “önce zarar verme” Hakan Hocamızın hem öğrencilerine öğrettiği hem de kendi hayatında titizlikle uyguladığı bir ilkeydi. Ve bu ilkenin maddi boyutu kadar manevi boyutunun da önem taşıdığının bilincindeydi. Hakan Hoca, modern hayatın empoze ettiği kalp kırıp kırmadığını önemsemeyen benmerkezci ve pragmatik tutuma inat, hayatı boyunca, incinse de incitmemek için gayret etti. Biz de bu yüzden ona armağan ettiğimiz bu kitapta, hocamızın bu düsturunu bir rehber kabul ederek “önce incitme!” dedik.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Hakan Ertin'e Armağan, edebiyat dünyasında önemli bir figür olan Hakan Ertin'in anısına yazılmış bir derleme eserdir. 2022 yılında yayımlanan bu kitap, Adem Az, Maide Barış, M. İnanç Özekmekçi ve Tayyibe Bardakçı gibi yazarların kaleminden çıkan yazılardan oluşmaktadır. Her bir yazar, Hakan Ertin'in hayatı, sanatı ve edebi katkıları hakkında kendi perspektifinden görüşlerini sunar. Kitapta, Ertin'in dostları ve meslektaşları tarafından kaleme alınan anekdotlar, onun kişiliğine dair içten ve samimi bir bakış açısı sağlar. Okuyucular, Hakan Ertin'in edebiyat anlayışını, hayat felsefesini ve insanlara olan yaklaşımını derinlemesine keşfederek, onun eserleri hakkında daha geniş bir perspektif kazanır. Bu bağlamda, kitap sadece bir anma çalışması değil, aynı zamanda edebi bir yolculuğa davet niteliğindedir.
Hakan Ertin'e Armağan, edebiyat dünyasında önemli bir yer tutan Hakan Ertin'in anısına yazılmış bir eser olarak, dostluk, saygı ve hatırlama temalarını ön plana çıkarıyor. Kitap, farklı yazarların kaleminden çıkan yazılarla, Ertin'in edebi katkılarını ve kişisel özelliklerini derinlemesine irdelemekte. Eser, aynı zamanda edebiyatın bir araya getiren gücünü, yazarlar arasındaki bağları ve toplumsal hafızayı koruma çabasını simgeliyor. Her bir metin, Ertin'in hayatına ve eserlerine dair bir pencere açarak, okuyuculara onun dünyasını yeniden keşfetme fırsatı sunuyor. Bu bağlamda, kitap sadece bir anma değil, aynı zamanda bir kutlama niteliği taşıyor.
Bu kitapta belirgin bir karakter analizi yapılmamaktadır, zira eser, Hakan Ertin'in anısını yaşatmak amacıyla farklı yazarların yazdığı metinlerden oluşmaktadır. Ancak, yazarlar aracılığıyla Hakan Ertin'in kişiliği, edebi duruşu ve insanlara olan etkisi çeşitli şekillerde dile getirilmektedir. Her yazar, Ertin'in hayatına dair kendi gözlemlerini ve anılarını paylaşarak, onun karakterinin farklı yönlerini aydınlatır. Bu anlamda, Hakan Ertin'in karakteri, anıların ve yazıların birleşimiyle şekillenmekte ve okuyucuya onunla ilgili zengin bir portre sunmaktadır.
Hakan Ertin'e Armağan, bireylerin ve toplulukların kaybettikleri değerli figürlerle olan duygusal bağlarını ortaya koymaktadır. Kitap, anıların ve hatıraların nasıl bir araya getirildiği üzerinden, kayıpların ardından yaşanan yas sürecini de ele alır. Yazarların yazıları, Hakan Ertin'in kişiliği etrafında şekillenen anekdotlar ve duygusal paylaşımlar içerir. Bu durum, okuyucularda Ertin'in kaybıyla ilgili bir empati duygusu uyandırırken, aynı zamanda onun hayatına dair pozitif bir hatırlama biçimi sunar. Psikolojik olarak, bu tür anma metinleri, bireylerin kaybettikleri kişileri hatırlama ve onlarla olan bağlarını sürdürme gereksinimlerini karşılamaktadır.
Hakan Ertin'e Armağan, edebiyatın ve anmanın felsefi boyutunu da gözler önüne serer. Eser, yaşamın geçiciliği, anıların kalıcılığı ve edebiyatın bu süreçteki rolü üzerine derin düşüncelere kapı aralar. Yazarlar, Hakan Ertin'in yaşamına dair yazarken, aynı zamanda bireylerin anıların ve edebi eserlerin nasıl bir kalıcılık sağladığını sorgularlar. Anma, sadece kaybedilen bir bireyi hatırlamak değil, aynı zamanda onun düşüncelerinin ve eserlerinin yaşamaya devam etmesi anlamına gelir. Bu bağlamda, kitap, okuyuculara yaşam, ölüm ve anıların sürekliliği üzerine düşündürmekte.
Bu kitap için yeterli bilgi bulunamadı.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Adem Az'ın Litopya kataloğunda 2 kitabı bulunuyor. Kitapları 2022-2024 yılları arasında BETİM KİTAPLIĞI, İSAR etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 348 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Armağan ve Başvuru Kitapları kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Tıbbi, Dini, Hukuki ve Etik Açıdan Bedene Yapılan Müdahaleler” (okur puanı 7.75). Kitabın tanıtımından: “Tıbbın insan bedeni üzerine müdahalesi 19. yüzyıldan itibaren anestezinin gelişmesi ile birlikte ciddi anlamda artmıştır. Bu süreç bizi en basit cerrahi işlemlerden, organ nakillerine oradan da yüz ve uzuv nakillerine kadar…” Litopya okurları bu kitaplara 14 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.38.
Adem Az sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri






