“Pat. Pat. Hamur dediğin vurdukça sertleşir, kıvamını alır, çaktırmadan renk değiştirir. İçindeki suyu da unu da inkâr etmez etmesine ama değiştiğini de gözler önüne serecek kadar cesur yüreklidir. Yani gerçek bir mucizedir hamur.” Ne mi görüyorum? Neyi mi işitiyorum? Neyi mi kokluyorum? Birbirini gırtlaklayan çocukların çığlıklarını. Onlara uslu durmalarını tembihleyen annenin sesini. Sonra çocuklardan birinin yere yıkılışını kutlayan diğer çocukları. Bekliyorum, bekliyorum. Durmak yok. Daha fazla dövüyor ayakta kalan. Daha fazla alkış, daha fazla ıslık. Renk değiştirmeye başlayan hamuru. Sonra ter kokulu veletleri, kanla sulanmış taşları, betonları… Sonra cesetleri. Sonra, sonra… Ölümü. Neye mi dokunuyorum? Umut Kaygısız yeni romanında Bosna Savaşı’na kameranın arkasından bakıyor. İnsan ne kadar ileri gidebilir? Kaybın yası nasıl tutulur? Dost kimdir, düşman kime denir? Börek fırınından dünyaya “insani” bir pencere açıyor.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri