Şair kendi yolculuğunun içinde
Çamlıbel'in bu eserinde karakter olarak şairin kendisini izlemek ilginç ama biraz huzursuz edici — çünkü o hem anlatıcı hem kahraman, hem gözlemci hem yaşayan. İlk ayrılık acısı ve gurbet özlemi aracılığıyla kişiliğini açarken, aynı zamanda bu duyguların kendisine hapsolmasından kurtulamıyor gibi geliyor. Doğa tasvirlerinin içinde karakterin ruh hali değişse de, derinleşse de, sonunda hep aynı yerde kalmış hissettiriyor — bu da kasıtlı olabilir ama bazen tekrarlayan bir acı olarak yorumlanması zor. Şiirsel güzelliği tartışılmaz ama karakterin kendini aşamadığı duygusu beni tam olarak ikna etmedi.














